Saat : 12:52 Salı
Menepoza girmenin en kötü tarafı tam olarak bitinceye kadar, ne zaman geleceği belli olmayan regldir. Öyle ki bunlar bayramı, düğünü ve tatili çok severler. Özellikle o dönemde gayret ederler. İki gündür sökülemeyen regl ile başım dertte. Normal zamanda olsa gelip gelmemesi umurumda olmaz lakin cumartesi akşamı yola çıkacağız. Bir an önce gelse de, bitse diye gözüne bakıyorum resmen. Kasık ağrılarımı ise hiç saymıyorum. İnşallah bir an önce gelir de bende tatilde rahat ederim. Aksi takdirde ilaç kullanmak zorunda kalacağım ki hiç istemiyorum.
Dün halamı aradım. Pek muhterem gelinleri yani annem olacak kadın ile ilgili ona verip veriştirdim. İsterse gidip söylesin, isterse söylemesin. Ama onlarla o kadar içli-dışlı durumda ki, söylemesini de istiyorum. Yok ölecekmiş, yok haklarımızı helal edecekmişiz. Korkuyor olabilirsin ama dizlerinin bu duruma gelmesinden sen sorumlusun. Gün tabaklarını mideye gönderirken, düzenli yürüyüş, spor yapmazken, aldığın kiloların başına dert olacağını hiç düşünmedin mi? Ayrıca okullar açılana kadar aklın neredeydi? Küçük kızı bakacakmış. O da haklı olarak okulların açılma zamanını mı buldun? diye söylenmiş. Babam olacak adamda bakacak kızlarını paylamış. "Siz bakmazsanız bakmayın, ben karıma kendim bakarım, hastanede refakatçi kalırım." demiş. Aman gözlerim yaşardı. Ayrıca kendisi de zona olmuş. Allah herkese şifa versin. Diyorum ya, kimsenin kötülüğünü istemem. Lakin zona stres kaynaklı olarak çıkar. Yaşı kaça gelmiş, iki tane emekli maaşı var. Bu yaştan sonra çalışmayı bırak. Ama olur mu? Köpek kızları doymak bilmiyorum. Ah bir de torunları var elbette. Kızları ve torunlarına para lazım. Küçük kızları bu konuda onları çok güzel sömürüyor. Bunlar da aman kızımız rahat etsin, el oğlu laf söz söylemesin kafasında. Ne de olsa ortanca kızları burada değil. E malum benimle de küsler. Meydan ona kalınca, istediği gibi at oynatıyor. Çalışmaya zaten bir tarafları yemiyor. Ağlanmayı da bilince ekmek elden, su gölden geçinip gidiyor.
Yeğenim S. gelmiş ve oğlum söylememiş olsa benim haberim dahi yok. Beni hiç aramadı ama onun da ipini çekeceğim az kaldı. Ben insanlara üzülürken onların bu vurdumduymaz tavırları canımı çok sıkıyor. Oysa ki bu sene onun hesabına burs desteğinde bulunacaktım. Bu tavırları görünce vazgeçtim. Ablasına zamanında yardım ettim de ne oldu? Kıymet mi bildi? Üç ayı geçti bana gelecekti, halen daha gelecek. Zaten hiç arama, sorma yok. Ne zaman başı sıkışacak o zaman teyzesi oluyorum. Bu nedenle de S.'ye de burs vermeyeceğim. Bu zamana kadar yaptığım maddi, manevi desteklere saysınlar. Oysa ki babasının tavrından, para vermemesinden dolayı üniversite boyunca burs desteğinde bulunmak istiyordum. Bazen fazla acımamak gerekiyormuş. Ona vereceğim bursa oğlumun arkadaşına vermeyi planladığım bursa ilave edeceğim. Normal koşullarda benim kafamdaki mantık, önce en yakınındakilere destek vermek ama bizim köpekler kıymet bilmiyor. Başkasına yardım ettiğinde en azından bir "Allah razı olsun" diyorlar. Bunlar da o da yok. İnsanlıktan nasiplerini almamışlar. Oğlumun arkadaşı daha bugün konuşmalarını duydum, çocuk kaç yerle iş görüşmesine gidecek. Part-time olduğundan dolayı da çocuk gecenin körlerinde eve geliyor, sabah erken saatte okula gidiyor. Ailesine de yük olmamak istiyor. Ailesinin de çok fazla durumu yok. Çocuk okumak için çaba harcıyor. En azından bu çocuğa vereceğim bursu ona verecek olduğum ile birleştirip, o çocuğa destek olmak niyetindeyim.
Bizimkiler Umutsuz Ev Kadınları modunda. Hayat amaçları yok. En ufak şeyde sinirleri, moralleri bozuluyor. Gaz vereceksin ki, ders çalışacaklar, mecbur kalacaklar ki iş bulup çalışacaklar. Ama bende de artık size daha fazla destek olmak, gaz vermek için takat yok.