28.08.2026 Günlük

 

Saat : 08:40

Dün oğlumun KPSS sınav başvurusunu yaptım. Bugünde ücretini ödedim. Lakin beyefendinin umurunda değil. Dün gece motor sevdasına babaannesinde kaldı. Onu da geçtim. Akşam arkadaşının evinde maç izliyorlarmış. Dünya yansa yorganı yok içinde. Motor bakımı gelmiş, dün benden bunun için para istiyor. Motor bakımını takip ediyorsun da, sınavı neden umuruna koymuyorsun. Anlamak mümkün değil. Eşime söyledim, Akşam aradı ve oğluma sınav başvurusunu sordu. Paşam daha tarihten bihaber. Saçma sapan şeyleri takip ederken, asıl takip etmesi gerekenleri takip etmiyor. Delirmemek elde değil. Eşim motor bakım parasını vermeyeceğini söyledi. Kendisinin halletmesini, beni karıştırmamasını söyledim. Bazen kendimi eleştirmiyor değilim. Zamanında benim görmediğim aile yakınlığını, ilgisini oğlum görsün, benimkiler ilgilenmedi, ben ilgileneyim istedim ama sanırım kantarın topuzunu kaçırmışım. Yeni neslin sadece oğlum özelinde söylemiyorum hiçbir hayat amaçları yok. Getir yiyelim, ört yatalım durumundalar. İnsan sinir olmadan edemiyor ama elden de gelen bir durum yok ne yazık ki.

Bugün dışarıda çok işim var. Lazer epilasyona gideceğim. Bu sabah yine çok zor uyandım. Gece mide bulantısı ile uyandım. İlaç aldıktan sonra biraz düzeldim ama gece uyuyamayınca yine sabah işlerim aksadı. Şu gece uyanmalarına bir çözüm bulmak şart oldu. Bu gidişle son çare uyku ilacı alacağım sanırım. Lazer sonrasında kütüphaneye gitmem gerek. Şayet vakit kalırsa bir kafede ya da kütüphanede de olabilir biraz yazmak istiyorum. Hikaye yazımlarına henüz başlamadım. Kafamda projeler var. Ama toparlayamıyorum. Önceliğim günlüklerimi bilgisayara geçirmek. Zira parça parça yapınca her şey kalıyor ve hiçbir şey ilerlemiyor. Bunu en iyi kitap defteri yaparken gördüm. Günlükler biterse bana program yapmak adına daha fazla zaman kalacak. 

Şimdi kahvaltımı yapayım. Sonrasında çıkmam lazım. Deftere yazmayı da çok özlemişim. Bir tane de yapılacak işlerle ilgili bir ajanda yapmak lazım. Yazma konularını bilgisayarda tutuyorum. Lakin gün içinde açıp bakamıyorum. Göz önünde bir şey olmalı ki, yaptıklarımın da üstünü çizeyim. Normalde çalışma hayatında da öyle çalışırdım ama bir ara evde o şekilde çalışmayı bıraktım. Devamı gelmedi. Yaptığın şeyi yapmaktan vazgeçersen sonu böyle oluyor. Toplanamaz bir dağınıklık. Neyse "Zararın neresinden dönersen kârdır." diye boşuna dememişler.