21.08.2026 Günlük

 

Saat : 12:32

Dün çok yorulmuşum. Sabah erkenden başlayan mesaim diyeyim akşam yatana kadar neredeyse bitmedi. Evi süpür, çamaşır, bulaşık yemek ve bu hengamenin içinde oturup yazmayı, spor yapmayı ve kitap okumayı ihmal etmedim. Bu kadar işin arasında araya sıkıştırdıklarım için kendimi ayrıca tebrik ediyorum. Ama dün o kadar kafam dolu olunca günlük yazmaya vakit bulamadım. Günlük yazmak aklıma geldiğinde benim yatak saatim gelmişti. Bugünde çok uzun uzadıya yazamayacağım. 

Öğlen ezanını bekliyorum. Namaz kılıp doktora gideceğim. İlaç yazdırmam, kütüphaneye uğraşamam, iğnemi yaptırmam lazım. Sonrasında da kaç zamandır ihmal ettiğim korolarımdan birinin çalışmasına katılmam gerek. Vakit kalırsa aslında bir kafede ayda bir gün yazma planım vardı. Onu gerçekleştirmek niyetindeyim. Şu aylardır aylık hedeflerime ilave ettiğim ama bir türlü gerçekleştiremediğim etkinlik. 

Bu sabah yine sporumu yaptım ama bir kaç gündür spor yaparken aşırı zorlandığımı hissediyorum. Sanırım aşırı sıcaklarla alakalı. İnsanın canı koltuktan kalkmak istemezken kendimi bir saatlik sporda buluyorum. Lakin ne olursa olsun sporu bırakmaya niyetim yok.

Akşam belediyenin açmış olduğu kurslara kayıt yaptırdım. Sanırım Ekim ayında atölyeler başlayacak. Bunların içinde yazarlık kursu da var. Zaten o kursu görünce direkt olarak yapıştım denilebilir. Zira yazarlık kurslarını aşırı seviyorum. Hocanın anlatımı ve yaklaşımı da iyiyse tadından yenmez diye düşünüyorum. Bakalım bekleyip, göreceğiz.

Akşam aslında eşimi de çağırsam da, şöyle dışarı da çay içmeye mi gitsek? Koro sonrasında iyi olur. Uzun zamandır dışarı çıkmamıştık. En son bir düğün için dışarı çıktığımızda çay bahçesinde oturmuştuk. Yanımızda da babam ve annem vardı. Şimdi kendi kendimize şöyle azıcık hava alsak güzel olur herhalde. Oğlumun yarın açıköğretim fakültesi sınavları var, zaten gelemez. Hoş çağırsak bile gelmiyor artık. 

Yarın sabah pazara gitmeyi düşünüyorum. Uzun zamandır gitmemiştim. Hem de belki patlıcan alırım bilemiyorum. Evdekilere kışlık karnıyarık yapmak istiyorum. Ah bir zamanlar patlıcan ve domates için yatıya giderdim. Şimdi ağzıma süremiyorum. Hey gidi günler hey. İnsan ne olacağını hiç bilemiyor. Bak şimdi rahmetli babaannem geldi aklıma. 

"Kızım!... Gençken yiyin, için, gezin. Bizim gibi olunca hiçbir şey yapamazsınız." derdi. Meğer ne haklıymış. O zaman bende şu anda yapabildiğim gezme kısmını yerine getireyim. Hadi bana iyi gezmeler.