Saat : 14:28
Uzun zaman olunca yazmayalı, insanın anlatacak çok konusu birikiyor. Nereden başlasam, hangisini önce anlatsam acaba? Sağlığımdan başlamak en doğrusu olur sanırım.
Kolonoskopi işi yan yatıp, çamura battıktan sonra geçtiğimiz hafta başında yeniden sonunda bulduğum gastroentroloji randevusu ile doktora muayene imkanım oldu. Hoş hafta başı olmasından mı, yoksa doktorun kendi tersliğinden mi bilinmez pek anlaştığımız söylenemez. Daha kapıdan girer girmez ekranda kolonoskopi çekilmişsiniz diyerek dakika bir gol bir durumlarını yaşattı. Hemen düzelterek, kolonoskopi çekilmediğimi, çünkü diyetini uygulayamadığımı anlatmaya kalktım ama ne mümkün. Adam sürekli sözümü kesiyor. En sonunda bulduğum boşluktan yararlanarak İBS hastası olduğumu ve bu diyette sadece tavuk suyu içebildiğimi söyledim. Sanki İBS hastalığını yeni duymuş gibi, bana meyve suyu vs. saymaya başladı. Arkadaş ben sana ne diyorum, ne bana ne öneriyorsun. İBS hastaları öyle her şeyi yiyip içemiyorlar ya hani. Bizde manyak değiliz herhalde haftanın ilk günü sırf spor olsun diye sizin huzurunuza gelmiyoruz. Neyse ben durumu anlatmaya, doktor bey anlamamaya ısrar ederken ben daha önceden kullandığım ama bir halta yaramayan ilacın söylenmesi zor ismini zorda olsa söyleyerek doktora bildirdim. O sırada yüzüme bir garip bakarak bana, İBS tanısını kimin koyduğunu sorgulayarak konuya bir başladı, susmak bilmeden devam etti. Şöyle ki doktor bey ben manyağın önde gideniyim, internet yoluyla kendime tanı koydum diyemedim ve pek tabii ki testlerin yapılarak dahiliye doktorunun tanıyı koyduğunu belirttim. Hatta bu beslenme şekline geçtikten sonra kabızlık ve gaz şikayetlerimin eskisine oranla arttığı ancak yeterli şekilde çözülmediğini, kabız olduğumda da bu durumu çözmek için verdikleri ilacı içip ishal olduğumda da dışarı çıkamadığımı ve hayat kalitemi dehşet etkilediğini anlattım. En sonunda ekranına bir şeyler yazıp, bana yeni bir ilaç yazdığını söyledi. Allah tarafından ilacın adını ağzından kaçırdı da, son dakika golü yemedim. Yazdığı ilacın bana iyi gelmediğini, dehşet ağrı yaptığını söylediğimde ağrının nasıl olduğunu sordu. Arkadaş ben sana orada uygulamalı olarak mı ağrıyı tarif edeyim? Anlamadım ki ne istiyorsun? Sonunda bana iki tane daha nur topu gibi ilaç yazarak sepet havasını çekiverdi. Neymiş iki ay bu ilaçları kullanıp yeniden gelecekmişim. Kolonoskopiyi de mutlaka yaptırmam gerekiyormuş. Adama derdimi bir türlü anlatamadım. Adam ben anlamam kafasında. İBS hastasıyım aloooo. Ben diyeti uygulayamıyorum. Ama kime ne anlatıyorum ki. Adam ailede kanser öyküsü olduğundan hele ki kolon kanseri olduğundan dolayı bu işlemin yapılmasını istiyor eyvallah ama bana bununla ilgili çözüm yolu da sunmuyor. Ne yapayım? O diyeti yapayım da, Allah korusun cenazemi mi getirsinler hastaneye. Ne istiyorsun anlamadım ki...
En sonunda benimde tepem attı. Hastaneye yatırıp, serumla besleyerek bu süreci yönetin o zaman diye isyan bayraklarını açınca, sevgili doktor bey abicim bana dönüp serumla nasıl besleyeceklerini sormak zahmetine girdi. Orasını ben mi bileceğim yoksa sen mi? Lafa geldi mi bilmem kaç sene biz bu işin okulunu okuduk diyorsunuz ya, o zaman çözümü de siz bulacaksınız. Sonuçta hasta olan ben, doktor olan sizsiniz. Velhasılı kelam doktorun yanından eski ilacımla birlikte üç ilacın yazıldığı reçeteyle ayrılmak suretiyle o günkü doktor kotamı da doldurarak eve döndüm. Ama savaştan çıkmış gibiydim. Bu doktorla olan sınavlarım benim bitmek bilmiyor.
Verdiği ilaçlara gelince, biri yemek arasında biri hemen yemek sonrasında alınıyor. Açıkçası beşinci günün sonunda yine istenen performansı alamadığımdan, kolon temizliği için benim sadık ilacıma başvurdum ve iki gündür ishal durumları ne yazık ki. Yoksa çatladı çatlayacak .com durumlarındayım. Ah bir de gastroentroloji ekranından randevu sürem dolmuş. Şimdi bir de tekrar dahiliyeye gidip, oradan ekran açtırmam gerekiyor. Ah ne olacak benim bu hastaneler ve doktorla imtihanım. Allah'ım ne eksik etsin, ne de düşürsün. Allah'ım herkese şifa versin inşallah.