Saat : 17:03
Dün maalesef kolonoskopi için olan diyeti bozmak zorunda kaldım. Çok fena olmamın dışında, aşırı bir mide bulantısı, göz kararması oldu. Her çorbayı içemediğimden dolayı su şeklindeki tavuk suyu maalesef midemi tok tutamadı. Eşim eve gelince halimi gördü ve çok sinirlendi. Bu gidişle kolonoskopi yerine, Allah göstermesin senin cenaze törenine gideceğiz diye söylendi. Zaten iki gün daha bu şekilde beslensem kesin acillik olacaktım. Üstüne bir de kolonoskopi öncesi üç litre şurubu içip, üç tane de lavmanı mümkün değil yapamazmışım. En çok üzüldüğüm kısım ise, aylardır kolonoskopi için hazırlanıp, diyet kısmında çuvallamış olmam. Ne diyelim, vardır bunda da bir hayır. Sağlık olsun.
Akşam sahanda yumurtayı yedikten sonra biraz kendime geldim ki bugün sabah bile aç hissediyordum. Sabah kahvesi sonrasında biraz daha iyi hissedince sabah sabah yoga, dans, pilates ve bosu ball çalışıp, pilates topunda zıpladım. Sonrasında yaptığım kahvaltı ile kendime geldim. Allah'ım kimseyi açlık ve susuzluk ile terbiye etmesin. Çok zor. Kolonoskopi çekilmeyeceği için canım sıkılmadı dersem yalan olur ama elden gelen de bir şey yok.
Bugün cumartesi olmasının verdiği rehavet ile hiçbir şey yapasım yok. Öğlen balkonda biraz kitap okudum. Sonrasında Bir Demet Tiyatro'nun kaç bölümünü izledim hatırlamıyorum. Lakin şimdi akşam serinliğinde yine balkona gidip, kitap okumak niyetindeyim. Yedi yüz sayfadan fazla kitap başka türlü bitmez. Gözüm korkmuyor. Sadece kitap kütüphaneden alınınca bitirip iade etmek istiyorum.
Az önce yoga yapasım vardı ama bir taraftan dışarıdan gelen sesler, diğer taraftan kurutma makinesinin horultusu nedeniyle yoga işini sabaha erteledim. Sabah erken saatte yapılmasının nedeni bana kalırsa sessizlik. Yoksa bu gürültüde insan daha da çileden çıkar.
Kendime yapay zeka ile bir spor programı belirledim ama programı beğenmedim. Her gün sabah yoga, sonrasında dans ve pilates şeklinde ilerlemeye karar verdim. Yogayı her gün yapacağım ama dans ve pilates haftada bir ya da iki gün olmayacak. Vücudun da dinlenmesi gerek. Ama spor yaptıkça şunu fark ettim ki, zamanla vücut daha da fazlasını istiyor. Gönder, gelsin modunda. Mesela yaklaşık on gündür dans etmiyordum. İki gündür ettiğim danslar vücudu zorladı. Vücut aynı zamanda bir o kadar da nankör. Ara vermeyi de kaldıramıyor. Değişik.
Dün arkadaşım K. ile konuştum. Biraz dertleşecektik ki, eşimin işi iptal olmuş. Erken gelince kapatmak zorunda kaldık. Onun sıkıntıları devam ediyor sanırım. Allah yardımcısı olsun ne diyeyim. Herkesin kendine göre bir derdi var.
Bugün pazara çıkasım vardı ama hava çok sıcak olunca kaldı. Aslında oğluma meyve alsaydım iyi olurdu. Meyveleri çok seviyor. Ama bu sıcakta çıkarsam mahvolurdum. Neyse haftaya inşallah sabah erkenden giderim. Nasip, kısmet.
Bir gün daha gitti ömrümüzden. Yarın ne getirir, yarına çıkacak mıyız? Onu da Allah bilir. Bugüne şükür.