23.05.2026 Günlük

 

Saat : 06:24

Bu sabah yağmurlu bir havaya uyandım. Bayram boyunca da sürekli yağmurluymuş sanırım. Hayrımıza yağmur yağsın inşallah. Allah'ım afetinden esirgesin. 

Dün çok yorulmuşum. Sabah dip boyası için kuaföre gittim. Bayram üzeri aşırı yoğun. Birde laf anlamaz, son dakika randevu oluşturmamış ama araya girmek isteyen müşteri kesimi var ki, kuaför iş mi yapsın, on insanlara laf mı anlatsın şaşırmış durumda. Allah yardımcısı olsun. 

Kuaförden çıkınca çarşıdan alınacakları alıp, bankadaki işlerimi halledip arkadaşım S.'ye gittim. Oğlu ile annesi kavga etmişti. Oğlu ile konuşmamı rica etti. Yeni nesil çocuklar maalesef anne-babayı dinlemek yerine başkalarını dinliyorlar. Herkesin çocuğu aynı maalesef. Aile ile itişmek, onları dinlememek hepsinde bir rutin halini almış. Ne söylersek söyleyelim, bizi düşmanları gibi, arkalarında durmuyormuşuz gibi görüyorlar. Oysa ki, aile olarak hep arkalarındayız, hep yanlarındayız. Sadece aradaki dengeleri korumaya çalışıyoruz ama bunu çocuklara anlatamıyoruz. Yaklaşık iki saati kadar sohbet ettik. Başlarda çok tepkili olmasına rağmen, benim yaşadıklarımı anlattığımda bana hak verdi. Yaşlı insan olduklarından, Allah göstermesin başlarına bir şey gelse üzüleceğinden bahsettim. Babaannem ile çocukluğumda sürekli kavga ettiğimi, çok kötü zamanlar geçirdiğimi, ama yaşlılığında sağ kolu felç geçirdiğinde ölümüne kadar geçen beş sene boyunca yemek götürdüğümü, anneannemi daha çok sevdiğimi sanırken, babaannem de daha çok ağladığımı anlattım. Keşke şimdi hayatta olsaydı da, gidip biraz sohbet edebilseydim diye de söyledim. Daha neler neler söyledim. Yaşanmış hayat tecrübeleriyle bazı örneklemeler yapıldığında, karşı tarafta daha etkili oluyor. Üstelik biz babaannemle yirmi yıla yakın tek kapıdan girip çıktığımız, aynı bahçe içindeki evlerde oturduk. Bu daha da zordu. Yanındaki torunlar daha değersiz, dışarı da olup, kırk yılın başı gelenler daha kıymetli. Ama kimin elinde vefat edeceğin belli olmuyor işte. Zamanı geldiğinde kime muhtaç olacağın. Allah kimseyi kimseye muhtaç etmeden emanetini alsın. Ben bugün yine aynısı olsaydı, daha da fazlasını yapar, ona daha fazla bakmaya çalışırdım. Bunu P.'ye de söyledim. Eski kafalı ve yaşlı insanların kafalarındaki fikri değiştiremezsin. Onun için neyse odur. İstediğin kadar anlat, kavga et, küs hatta ama değişmezler. Bu çocuklar bunu anlamıyor. Yüzde bir milyon haklı da olsalar, yaşlı insanları değiştiremezler. Onların dünyasında beyazsa, sen ne kadar siyah desen de imkansız. Siyah olduğuna kendini de yırtsan, inandıramazsın. 

Dün o kadar çok şey anlattım ki, en sonunda ikna oldu. Ayrıca çocuğun biraz öfke kontrolü de var. Bununla ilgili de konuştum. İleride çok sıkıntılar yaşayacağını, çevresinde de insan kalmayacağını, ayrıca bu kadar sinirli hallerin kendisinin sinir sistemi içinde zararlarını anlattım. Diyorum ya, aile söylediğinde ters tepiyor. Örneklemelerle bazı şeyler konuşulup, başımıza gelen olayları anlattığımızda daha etkili. Nihayetinde çocuk, kanı deli akıyor ve her şeye cevap vermeyi de bir meziyet sanıyorlar. Ne yazık ki değil. İnsanlara, hele ki anlamayan insanlara boşuna nefes tüketmek faydasız. Bu sohbet sırasında bir çok şeyi anladığını düşünüyorum. Anneannesi ve dedesi ile barışıp, durumları düzelteceğini söyledi. Umarım dediğini yapar ve annesini de iki arada, bir derede bırakmaz. Ben şimdiki aklım olsa, sevdiklerimle daha fazla zaman geçirir, daha fazla onlardan, tecrübelerinden yararlanmak isterdim. Bugün gördüğümüz kişiyi, yarın göreceğimizin garantisi yokken, özellikle yaşlı insanlarla böyle diyaloglara girmek çokta anlamlı gelmiyor.

Bugün cumartesi olmasına rağmen eşim çalışacak. Ben evde yazmaya devam edeceğim. Oğlum sanırım ders çalışacak. Bayram sonrasında finalleri var. Allah'ım yardımcısı olsun inşallah. Akşam yemeği için fırında somon ve patates yapmayı düşünüyorum. Ev halkı bu durumdan pek memnun değiller ama yapacak bir şey yok. Gece yine çok uyandığım için, gözlerimden uyku akıyor. Sabah kahvemi yapayım ve kendime geleyim. Yoksa bugün dans edemem sanırım. Bu sıra çok hızlı kilo vermeye başladım ve bu nedenle de dansı ihmal etmemem gerek. Sarkma olmasından endişeliydim ama çok şükür öyle bir şey olmadı. Sadece bıngıl bıngıl bir görüntü var. Onun toparlanması da zaman alacak. Eskisine oranla, bayağı toparlanmaya başladı ama sıkılaşma hemen olmuyor. Ağırlık kaldırmam lazım ama sıkıntıya sokan durumlar bende sıkıntı yarattığından hiç öyle şeylere girmiyorum. Pilates bantlarım var ama onlarla da çalışmayı canım istemiyor. Aslında kendime şöyle paraya kıyıp bir set yapsam, pilates topu, çemberi gibi acaba pilates açısından verimli olur mu? diye düşünüyorum. Mesela bunun için bir de sporcu matı almam lazımmış. Öyle diyorlar. Halı üstünde olmazmış. Mesela yere havlu serip yapsak olmaz mı? Yani düşünüyorum da, evde spor yaparken bile para harcamamız mı gerekiyor? Bu durumu bayram tatilinde detaylıca araştırma yaparak sonuca bağlamayı düşünüyorum. Aslında bir kez para harcayıp, sonrasında sürekli olarak ürünleri kullanmakta var ama ilk etapta bu paraları vermek pek akla yatkın gelmediğinden dolayı biraz düşünmüyor da değilim. Neyse ben dans ederken biraz bu konuda üzerinde kafa patlatayım.