16.05.2026 Günlük

 

Saat : 05:20

Bu sabah çok güzel uyandım. Gece çok fazla uyanmış olsam da bu sabah iyi hissediyorum. Çok şükür. 

Bugün sabah dansı ile birlikte karın hareketleri çalışmaya başlayacağım. Yerde yapılan hareketler her ne kadar hoşuma gitmese de, bir yerden başlamak lazım. Karın bölgesini çalıştırıp kursak kısmının ve alt göbeğin toparlanmasını bugün itibariyle başlatıyorum. Sabah tartıldım ve Ayaş termale giderken de ayrıca tartılacağım. Son tartımdan bu yana 1.6 kilo vererek 66.9 kiloya düşmüşüm. Halen bağırsaklarım dolu olsa da bence gelinen nokta çok çok iyi. Bakalım daha kaç kilo vereceğim.

Sabah sporu sonrasında semt pazarına gideceğim. Geçen hafta manavdan çağla almıştım ve çok şükür sıkıntı yaratmadı. Pazardan taze çağla almak istiyorum. Birazda sebze-meyve alırım. Uzun zamandır da pazara gitmemiştim. Biraz dolaşmış olurum. 

Bugün yine kendimi yazmaya adayacağım. Dünden beri çok güzel yazdım. Günlükleri bitirmeme az kaldı. Sonrasında listeye aldığım diğer şeylere sıra gelecek. Liste olunca çok iyi oldu. En azından daha disiplinli çalışmaya başladım. Aklında olunca bazı şeyler unutuluyor ve aksıyor. Çalışma hayatımda olduğu gibi yapılacak işlerle ilgili listelerime geri döndüm. Neden daha önce listeleri yapmadığımı hiç bilmiyorum. 

Akşam eşim işten geldiğinde biraz sinirliydi. Abisine kızmış ki sonuna kadar haklı. Abisinin bir haftadır elindeki sıkıntılı durumlardan dolayı çalışması aksıyor. Eşim ona iş bırakmamaya çalışıyor. Dün eltim aramış. Babasının şehir dışından bir malzemesi gelmesi gerekiyormuş. Diğer damatlarının işi varmış ve eltim kocasının alabileceğini söylemiş. Aracı kullanacak kimse olmadığından cumartesi günü babasıyla birlikte gidip halledecekleriyle ilgili babasına söz vermiş. Bayram üzeri işleri yoğun ancak eşim abisinin eli kötü durumda olduğundan hafta sonu dinlenmesini ve pazartesi çalışmaya devam edebileceklerini söylemiş. Ancak eşiyle aralarında geçen konuşmayı duyunca ağzına geleni saymış. Eli dinlensin diye cumartesi günü çalışmaları iptal ettiğini ama onun saçma sapan hareketler yaptığını, kaldı ki en az yedi, sekiz saat araç kullanması gerektiğini, lakin vites değiştirmeye bile mecali olmadığını, nasıl bu kadar duyarsız olduğunu, "Hayır" demeyi bilmediğini de içeren bir sürü laf sıralamış. Abisi bozulmuş ama bozulmaya hakkı yok. Ortak iş yapılıyorsa, sadece kendini düşünemezsin. Dün doktor sonuçlardan sonra el cerrahisi bölümüne sevk etmiş. Muhtemelen ameliyat olacak ve belki de uzun bir süre çalışamayacak. Eşim o sürede ne iş yapacak? Kendisi nasıl geçinecek? Bunları zerre düşünmüyor. Eşim bunları da söylemiş ve abisi "Haklısın" demekle yetinmiş. Benim eşimin haklı olması bir şey ifade etmiyor. Bayram yaklaşıyor. Başta karın zaten para diye zıplayacak. Ay başı geliyor. Kira, çocukların okul ödemeleri, faturalar derken bunlara parayı ağaçtan toplamıyorsun öyle değil mi? O zaman ekmek teknen olan ellerini bu kadar hor kullanmamayı öğrenmelisin. İnsanları kırmamak ayrı ama onun bu yaptığı artık enayilik resmen. Başka bir açıklaması yok. Kayınpederin mi küsecek. Küssün. Onların düşünmesi lazım. Damadın eli şiş ve kötü durumda, araç kullanamaz. Nasıl gidecek? diye. Eşime abisinin yaptıklarının artık iyi niyet falan olmadığını, resmen salaklık olduğunu. Herkes onu kullanıyor. İnsan her şeye yetişemez. Bir yerde patlar. Bu kadar sessiz kalmak, kimse kırılmasın, üzülmesin, herkesin işi görülsün diye uğraşırken senden gidenleri hesaba katıyor musun acaba? Eşim konuşma sırasında "Benim çalışmaya ihtiyacım yok. Sen ne yapacaksın?" diye sorduğunda halen daha eşimin haklı olduğunu söylüyormuş. Ya adamı delirtmeyin. Eşimin haklı olması bir şey değiştirmez. Sana üzülüyor ama sen kendine zerre acımıyorsan, bir süre sonra eşimde sana üzülmeyi bırakacaktır. Kafa basmıyor salağın. Evet hem de süzme salak. Su katılmamış cinsinden. İnsan sabır taşı olsa, bu kadar muameleye çatlar. Bundaki tövbe Allah'ım peygamber sabrını da geçti. Bu kafayla devam ettiği sürece kimseye şikayet etmeye hakkı yok. Eşimde benimle aynı fikirde. Elin, ayağın tutarken çalışmak, musluk akarken doldurmak lazım. İleride çalışamadığın zaman zaten evde oturacaksın. Lakin o zamana kadar heybeni doldurmak zorundasın. Şu anda yaş geçmeden çalış ki, yaşlılıkta rahat et. Nato mermer, nato kafa. Anlamıyor. 

Eşim yaptıkları konuşmalardan sonra kayınpederini aramasını ve cumartesi günü çalışacaklarını söylemesini söylemiş. Madem şehir dışı yapabiliyorsan, yarın çalışıyoruz. Sıkışık işleri bitirmeleri gerektiğini söylemiş. Abisi de mecburen kayınpederi ile konuşup, şehir dışına gitme planlarını iptal etmiş. İsabet olmuş. Kardeşin sana kıyamezken, sen kendini kıyma makinesine atıyorsan yapacak bir şey yok. O zaman git, çalış. En azından millete hamallık yapacağına, cebin para görür.