14.05.2026 Günlük

 

Saat : 05:45

Bu sabah yağmur var İstanbul'da şarkısı gibiyim. Bu sabah halsizlik var bende. Gözümden uyku, bedenimden ağrı akıyor. Bu sıralar sanırım dans, yürüyüş derken bedenimi fazlaca yormuşum. Bu sabah resmen çöp gibiyim. Ayılabilmek adına arka planda Bir Demet Tiyatro dinliyorum. Bu sıra Bir Demet Tiyatro'yu izlemeye başladım. Eskiden izlemiştim ama hepsini izleyememiştim. En baştan başlayıp bitirmek istiyorum. Şimdiden dokuzuncu bölüme geldim bile.

Saat 09:33 itibariyle yazmaya devam ediyorum zira gözümü açamadığım için biraz uzandım ama iki saati geçmiş uyumuşum. Neyse vücudun ihtiyacı varmış diyelim. Bugün vücudum çok ağrıdığından dinleme günü ilan ettim. Dans etmeyeceğim. Bugün hatta kendime okuma ve yazma günü ilan etsem daha da iyi olur sanırım. 

Dün Kitap fuarına gitmek bana çok iyi geldi. Kitap almamış olsam da, arada kitapçılara gitmeyi bile çok seviyorum. İnsanın huzur bulmasını sağlıyor. Gözden kaçan kitapları görüyorum. Fuar acayip pahalıydı. Alacak olsam bile internetten sipariş veririm ve sırf gezmek amacıyla fuara giderim. Fuarın bir albenisi, cazibesi olması gerekir ama stant parası verdiklerinden bindirimden indirim yapıyorlar. Bir çok yeni yazarın imza günü vardı. Kitap satabilmek için adım başı çevirmeye denk geldim. Kimseyi kırmak istemiyorum ama buna bütçe dayanmaz. O nedenle sadece oğluma Ronaldo hayranı olduğundan bir kitap aldım. İçinde poster, kart vs. varmış. Onun dışında da sadece ablamın iki kitabını alıp imzalattım. 

Bugün yeni bir diziye başladım. Mevcuttakiler bitmedi ama olsun. Yeni her zaman iyidir. Haluk Bilginer, Ali Atay, Serkan Keskin, Okan Yalabık ve Nur Sürer'in başrollerini paylaştığı Masum dizisi. Polisiye diziler her zaman favorim olmaya devam edecek. Şimdilik ilk bölümünü izledim ve heyecanlı gidiyor. 

Sabah kahvaltımı yaptım. Kahvaltı dediğimde yumurtaları salata formatında yemek. Artık yumurta yemekten de tövbe Allah'ım sıkıldım. Salata içinde yine yiyebiliyorum ama tek başına yumurta gitmiyor. Akşama da hayatımda bir değişiklik yapıp haşlama tavuk ve tavuk suyu yiyeceğim. Diyorum ya cidden yoruldum ama buna da şükür. Ya her şey dokunuyor olsaydı daha kötüydü. 

Sevgili eltim çalışmaya devam ediyor ama ben çok uzun bir süre vermiyorum. Hayatında bir baltaya sap olamadı. Bundan sonra olacakmış gibi beklentilere giriyor. Sigorta girişinin yapılması çok önemliymiş. Emekli olmak istiyormuş. Sanırsın bu saatten sonra emekli olabilecek. Yirmi seneye yakın çalışması lazım. Yirmi gün çalışsa yirmi sene zannedeceğiz. Bizi bu sefer yanılmasını isterim elbette ama geçmişte yaptıkları, geleceğinin teminatı sonuçta. Kocasına dünyayı dar etmeye devam ediyor. Kocası para yetiştiremiyormuş. Borçlar bitmiyormuş. Neden acaba? Senin bu zamana kadar yaptığın borçları kim ödedi? Kaç yıllık evlisiniz bu zamana kadar kimseye muhtaç etti mi? Pervasızca yaptığın alışverişlerine bile ses çıkarmadı. Dengesiz hareketlerini ise hiç saymıyorum. Ayrıca emekli olmak için biz yıllarca çalıştık. Biz salak mıydık ki sabahın köründe senelerce gidip çalıştık. Ama o anlamaz. Onun dünyasında bazı şeyler aşırı basit. Hemen oluveriyor. Bende zamanında hep istedim ay başında maaş hesabıma yatsın ama emek olmadan, yemek olmuyor. Mecburen sabahın kör saatinde, kargalar sabah kahvaltılarını yapmadan yollara düştüm. İnsanın çalışma hayatı ömrünü yiyor. Dışarıdan bakıldığında masa başında oturuyormuş gibi bir kanı olsa da, kimse kimseye oturduğu için maaş ödemiyor. Mesele sadece para olsa, emekli olunca daha fazla kazanmak adına bende gider çalışırdım. Peki psikolojik olarak yaşayacağım baskı, vücudun bir yaştan sonra eskisi gibi enerjisinin olmaması ne olacak? Sağlık gidiyor sağlık. Çalışma hayatı insanın bir tarafından kan alır ve yıllar sonra haberin olur. O derece berbat. Kolay olsa herkes sürekli çalışır. Çalışmaya elbette karşı değilim. Hep söylerim Allah'ım gördüğümüzden geri bırakmasın. Lakin öyle pembe panjurlu ev hayalleri de yok maalesef. Dün kendisini işini tebrik etmek için aradım. Erkenden uyumuş. Bugün geri dönüş yaptı. Demek ki öyle kolay değilmiş. Kocası yorgunluktan sızıp kaldığında, sürekli uyuduğundan şikayet ediyordu. Sen niye erkenden zıbarıp yattın acaba? 

Allah gönlüne göre versin duasını çok severim. Zira iyi ya da kötü ne geçiyorsa içinden sana döner. O zaman Allah herkesin gönlüne göre versin.