07.05.2026 Günlük

 

Saat : 15:44

Sabah dörtte uyandım. Saat beşe daha var diye tekrar yatınca, uykuyu tazeleyip haklı olarak uyanamadım. Sabah alarmı kapattığımı biliyorum ama sonrası yok. Bir de üstüne eşimle tartıştım. Kendi kendime söylenirken, onunda araya girerek, neden sabahın köründe kalktığımı sorgulayan tavırları ve sözleri neticesinde sabah sabah birbirimize girdik. Neymiş neden bu kadar takılıyor muşum? Neymiş neden yatmak yerine erkenden kalkıyor muşum? Al işte bugün geç uyandım da ne oldu? Tansiyon oynadı, sabah bütün programım aksadı ve kafam bir milyon. Neyse ki sabah seksen beş dakika dans edince biraz kendime geldim. Dansı bu aralar bir saatin üstünde yapmaya başladım ama iyi mi kötü mü ediyorum bilemiyorum. Neyse sabah sabah eşimle kapıştıktan sonra onu evden gönderdim. Ya karışma bana. Ben senin gecenin körüne kadar oturmana bir şey diyor muyum? Zamanında karışıyordum evet ama uzun zamandır uyku zamanım gelince, gidip zıbarıp yatıyorum. İsterlerse sabaha kadar otursunlar. Nasıl olsa ben ne kadar konuşsam da beni dinlemeyen bir güruh var karşımda. Kendimi üzmeyi bıraktım bu konuda. Sağlık onların sağlığı, hayat onların hayatı. Zaten bu devirde eşinde olsa, çocuğunda olsa çok fazla üstüne düşmeyeceksin. Rahmetli anneannem ve babaannem derlerdi k; "Bunlar çüş dedikçe kıç atıyor." Gerçekten de öyle. O yüzden sevgili kocacığım ben sana karışmıyorum, sende bana bulaşma. 

Dans sonrasında montları ve banyo paspaslarını yıkadım. Hava güzel olunca balkona astım. Kahvaltı sonrasında The Good Doctor dizisini bitirmeye çalıştığımdan birkaç bölüm izledim ama fazlası bir süre sonra sıkmaya başlıyor. Kendime yeni dizi bulmam lazım. Bozkır dizisini izlemeye başlamıştım ama internette tüm bölümleri yokmuş. Fragmanlarını izleyerek fikir sahibi oldum. Güzel diziydi ama bölümleri de olsaydı iyiydi. 

Dün akşam oğlumu gönderdik. Cumartesi gecesi gelecek nasipse. Ancak bu yeni nesil çocuklar cidden bir garip. Giyin desen giyinmezler, giyinme desen giyinirler. İki gün önce hava buz gibi değildi sanki, üstünde incecik sweatshirt ile gitmeye kalktı. Biraz dil döktükten sonra yanına hırka alabildi. Anne yüreği dayanamıyor. Yoksa ne hali varsa görsün diyeceksin ama yine de kıyamıyorsun. 

Günlük yemek analizi için yapay zeka kullanıyorum. Dün akşam yapay zeka ile neredeyse kavga edeceğiz. Bildiğin diyetisyen gibi onu yapamazsın, bunu yaparsan böyle olur. Oysa ben çay yanında kabuklu fıstık yiyecektim ama izin vermedi. Bir de bana "Ben kötü polisim." diye söylemez mi. Tamam yersem sonuçlarını bende biliyorum ama ne yapayım canım çok çekiyor. İBS nedeniyle yapay zekayı diyetisyen gibi kullanarak kendimi frenlemeye çalışıyorum. Ama insanız sonuçta demi? Zaten lahmacun isteğimin önüne henüz bir şey geçemedi. Beş aydır yemedim ama inanılmaz arzuluyorum. Şöyle birkaç tane lahmacun gömsem kendime gelecekmişim gibi bir his var. Ama bunlara kanmayıp yoluma devam ediyorum. İnşallah bende bir gün yeniden lahmacun yiyebileceğim. 

Koro var bugün yine gitmiyorum. Sonuçlarını bekleyip göreceğim ki, S.nin dediğine göre doğru karar verdim. Bende aslında aynı fikirdeyim. Uzun zamandır canımı sıkan konular nedeniyle karar vermem gerekiyordu. Bazen bir karar vermek, vermemekten daha evladır. 

Sanırım K.yı da artık sileceğim. Bir insan nasıl hiç müsait olamaz halen daha anlayamıyorum. Pazartesi günü aradım. Açmayınca acil bir şey sormam gerektiğinden mesaj attım. Kaç gün oldu cevap vermedi. Aramadı da. Bu şekilde olduğunda canım çok sıkılıyor. Biz insanlar için kendimizden, ailemizden zaman ayırıp dertlerini dinliyoruz. Lakin bizim ihtiyacımız olduğunda neden çevremizde kimse yok? Neden sürekli biz fedakârlık yapmak zorundayız? Ben zor durumda da olabilirdim. O anda onun yanıma bile gelmesi gerekiyor olabilirdi. İnsanların bu umursamazlıklarından artık gına geldi. Bende insan evladıyım ve bende artık görülmek istiyorum. Evden dışarı çıktığında benim derdimi dinlemeden, kendi sıkıntılarını anlatmak için arıyor. Lakin kocası evde diye benim telefonlarımı açmadığı gibi, mesajlarıma dönme zahmeti bile göstermiyor. Peki kocası adam mı yiyor? Kendi tercihi bu yönde. Neymiş onunla herhangi bir konuda muhatap olmak istemiyormuş. Artık insanların bahanelerini de önemsemiyorum. Bu sıra zaten uzun zamandır sustuklarımın patlama zamanı. En son aramayacağım dediğimin üstünden de bir ay geçmişti ve sonrasında dışarı çıktığında aradı. Hep bir bahanesi var. Dost dediğin insan sadece kendi dertlerini anlatmaz. Karşındaki insanın da dertleri, sıkıntıları olduğunu bilir. Ama kaç senelik dost olursa olsun artık ben sanırım kimseyi çekemez duruma geldim ve bundan sonra "Yeter artık!..." modunda takılıyorum. İnsanların sürekli beni kullanmalarından bıktım, usandım. Kaç gündür bende yine bağırsaklarla sıkıntılar yaşıyorum. Kimse gerçekten nasıl olduğumu sormuyor. Ne zaman işleri düşecek, o zaman arayacaklar. Nasıl olsa burada biri var. Yedi gün yirmi dört saat telefonun ucundayım ya. Bende artık kolay ulaşılabilir değilim. Gerçekten görüşmek isteyen arar, bulur. Yılların birikimi sanırım artık kaldıramıyorum. Bazılarının bazı istasyonlarda trenden inmesi gerekir ya hani, K.nın da inme zamanı gelmiş de geçmiş bile. Sıradaki istasyonda kendisine veda ediyoruz.