Saat : 12:58
Bu sabah beşte uyanamadım. Aslında uyandım ama azıcık üşüdüm ısınayım derken uyumuşum. Ne namaz kılabildim, ne de sabah işlerimi halledebildim. Sabah geç uyanınca kafamı toparlamakta zor oluyor. Her şey aksadı yine. Dünden beri doğru dürüst bir şey yapmadan Homeland izlemeye devam ediyorum. Sabahtan beri de üç bölüm izledim. Son sezondayım. Muhtemelen bugün bitiririm diye düşünüyorum. Ev işleri bekliyor, aman beklesin. Hafta sonu tatilindeyim. Zaten koroyu da bıraktığıma, diğer koroda iptal olduğuna göre bundan sonra her gün biraz biraz yaparım. Yaz temizliği için girişmek gerekiyor ama öncesinde dolapların elden geçip, düzenlenmesi gerek. Sonrasında da dip köşe temizliğe girersem yazı atlatırım. Ama bu işler içinde kendimi öldürür gibi çalışmam. Her gün bazen de iki günde bir oda, bir oda yaparım. Oğlumun dolaplarının da düzenlenmesi gerekiyor. Küçük gelenlerin ayrılması, dolabın ferahlaması gerek. Çok iş var ama olduğu kadar. Nasıl olsa her gün yapsan da işler bitmiyor. O zaman kendimi neden perişan edeceğim?
Bugün akşam yemeği için ne yapacağımı bilmiyorum. Dün fırında somon-patates pişirdim. Dünden bir dilim balık kaldı. Tavuk suyum da var. Evdekilere az makarna var ama onun yanına ne pişirsem diye düşünüyorum. Belki sadece ezogelin çorbası yaparım. Ailecek evde olunca sabah kahvaltısında menemen pişirdim. Dondurucu halen daha domates dolu. Bende nasıl bir domates aşkı varsa, resmen kıtlık gelecek gibi domates almışım. Şimdi bende yiyemiyorum. Dondurucu domates dolu. Bayrama kadar inşallah dondurucuyu da temizlerim.
Dün indirime denk gelince nevresim, pike takımı, yastık kılıfı ve lastikli çarşaf aldım. Oğlum çarşafını yırtmış. Gece fermuarı takılmış ve çarşaf iptal. Yedeği de olmadığından şimdilik onu kullanıyor. Diğer çarşafları sevmiyor. Lakin yaptığım alışveriş çok uyguna geldi. Kendimize de yazlık pike takımı, yedek nevresim, yastık kılıfı ve çarşaf istiyordum. İyi oldu. Bir ara yanlış aldığımı düşündüm ölçü olarak ama sanırım doğru sipariş vermişim. Ölçü yazınca kafam karışıyor. Gelince bakacağım. İnşallah doğrudur da iade ile uğraşmam.
Bugün yine hava soğuk ve yağmurlu. Eski zamanlarda mayıs ayında böyle soğuklar olmazdı. Hatırlıyorum böyle sadece üstümüzde gömlekle çıkardık. Şimdi mevsimlerde bir garip oldu. Zirai don diyorlar, inşallah olmaz. Yoksa bu senede çiftçi için kötü geçer.
Yarın eltimin annesi taşınacak. Evindeki eşyalardan annemlere vereceklermiş ve onlarda köye götürecek. Hatta köyde mangal partisi yapacaklarmış. Benim canım gitmek istemiyor. Mümkünse bu sıra beni rahat bıraksınlar. Kim ne yapmak istiyorsa yapsın. Koloni halinde bir şeyler yapmaktan sıkıldım.
Bugün aslında tam alt yazılı dizi izlemelik bir hava var. Eşim çalışacaktı ama yağmurdan dolayı sanırım gitmeyecek. Onlar evde olunca televizyonda izleyemiyorum. Türkçe olarak izlediklerimi de zaten televizyonda izlemiyorum. Neyse bakalım belki dün akşam ki gibi dışarı çıkarlarsa bir kaç bölüm izlerim. Değilse de biraz kitap okurum.
Anneler günü için eltimler ne alacaklarına bir türlü karar veremediler. Bana kalsa en ucuz olanı alsınlar. Bunun parayla ilgisi sadece annemin eşyaları hor kullanmasından dolayı. En kaliteli olanı da alsak bir seneye varmadan ya bozuluyor, ya da kırılıyor. Verdiğimiz paraya da o zaman acıyorum. Maksat gönlünü almaksa o zaman neden dünyanın parasını verelim ki? Zamanında kendi çeyizime alırken, ona da anneler günü hediyesi olarak midi fırın almıştım. Hem de iyi bir markanın. Benim fırın maşallah taş gibi dururken onun ki bakımsızlıktan fena durumda. İnsan fırının içini temizler değil mi? Yok. Yağ içinde. Şimdide çalışmadığından dert yanıyor. "Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur." dedikleri işte bu durum ama gel de anlat. Ona kalsa kaç senedir kullanıyor. Bende kullanıyorum benimki neden ilk günkü gibi. Bunun gibi neler aldık bunca sene içinde. Hiçbir şeyi düzgün kullanmıyor. Şimdi de yenilerde aldığı elektrikli cezve bozulmuş. Daha alalı bir kaç ay olmadı bile. Birkaç yıl önce aldığımız çaycı da can çekişiyor. İnanılır gibi değil. Cezve ya da çaycı alalım diye düşünüyorlar ama bence ucuz olan cezveyi alıp geçsinler Çaycı alıp iki gün sonra verdiğim paraya üzülmek istemiyorum. Geçen sene aldığımız tencere seti de ilk günkü gibi değil. Yakında onlarında kapaklarının kulpları koparsa şaşırmam. "Kız giren, dul çıkıyor." diye bir tabir vardır. Bu tam da ona göre.