Saat : 19:17
Bugün günlük yazma akşama kaldı. Dünden beri bitmeyen bir yoğunluk, moral bozukluğu, hastane işleri derken bugün beynim çıkacak şekilde ağrı durumunda. İşin daha da kötüsü tansiyonda horon tepiyor. İlaç aldım, gündüz uyumam ama mecburen uyudum ama bana mısın demedi.
Pazartesi akşamı gerçekleşen kitap kulübü toplantısına gittim. Verimli bir toplantı olmasının dışında çıkışta biraz gerginlik yaşandı. Zaten bu toplantıyı düzenleyen kişinin ki gittiğim diğer kurslarda da yetkili olanlardan birisi kendisi, prensiplerim var diye diye bazı şeylerin dozunu kaçırmış durumda. Zaten evime bir saat uzaklıktaki toplantıya gitmişim ancak ne kadar verimli de olsa bu tarz durumlar beni geriyor ve zaten stres yasak. O günkü toplantıda geç bitince eve dönmem gece on bir oldu. Evet yol uzun ama kaç defa dedik merkezde bir yerde olsun diye dinleyen yok. Kitap kulübünü bırakmamın tek nedeni de bu değil.
Dün hazırlandım, koro çalışmasına gidiyorum. Aynı günde iki koro ama konser olanı tercih ettim. Diğer hocaya mesaj attım vs. Vasıta beklerken mesajlara bakayım diye bir açtım ki beynimden vurulmuşa döndüm. Başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Konser iptal olmuş. Hoca yazmış bilmem ne bey size açıklama yapacak. Herkes haklı olarak nedenini merak ediyor ki, bu adam saçma sapan bir açıklama yaparak konuyu kapattığını zannetmiş. En son dayanamadım ve bende haklı olarak verdim veriştirdim. Sonra grup ayarlarını değiştirip, sadece kendisi mesaj gönderecek biçime getirerek saçma salak bir açıklama daha yapmış. En son hoca neden iptal olduğunu söyledi ki, konuyu biz eskiden de biliyorduk. Ama bu adam her defasında biz hallediyoruz, o iş bende vs. gibi konuşarak bu zamana kadar getirdi. Madem bu işi beceremiyorsun, dibini görmediğin suya ayağını sokup, insanları da boş yere umutlandırmadaydın. Mesela konsere çıkıp, çıkmamakta değil. En başında insanlara denseydi ki, sadece eğitim veriyoruz ama konser için bütçe gerek biz bunu karşılayamıyoruz. Başımla beraber, eyvallah. İşine gelen gelirdi, gelmeyen gelmezdi. İnsanlar çevrelerine konseri söyledi, vakitlerinden çalarak oraya emek verdi ve son dakika çocuk kandırır, dalga geçer gibi konserin iptal olduğunu söylüyorsun. Senin beceriksizliğinin faturasını biz çekmek zorunda değiliz. Hoca derslerin devam edeceğini yazmış ama onun da canı sıkkın, koristlerin de morali bozuk. Şu saatten sonra kaç kişi oraya eğitime gider, giderse de o adama neler söylerler kestiremiyorum. Kendi adıma hocayı çok sevsem de, artık dersler konusunda çokta hevesli değilim. Kaldı ki, diğer koroda da canım sıkıldı. Dün prova iptal olunca hazır yola çıktım, diğer derse gideyim diye düşündüm. Neyse derse gittim. Zaten biraz geç kalmıştım. Hoca haliyle herkesin içinde sordu. Anlatacağımı söyleyerek konuyu kapattım. Sonuçta herkesin, her şeyi de bilmesi gerekmiyor. Ara verdiğimizde hocanın yanına gittim. Durumu anlatıyorum. Sırf başka biriyle konuşabilmek adına "Konuşuruz canım" diyerek gitti. Diğeri de korist bende koristim. Ve bu tarz davranışları sadece bana değil, kendi elekçisi olanlar dışındakilere sürekli olarak yapıyor. İşin kötüsü de bu durumlardan sadece ben rahatsız da değilim. Bir çok kişi hocanın egosundan müzdarip. Ancak kurs ortamını sevdiğimiz için, bize terapi oluyor diye devam ediyoruz. Ama bazen insan değersiz hissettiğini düşünüyor ve bu nedenle de "Başlarım aşkının ızdırabına" diyerek tüm gemileri yakmayı düşünüyor. Şu anda net bir karar vermemiş olmakla birlikte, çokta hevesimin kaldığını söyleyemem. Yarın ders var ama bilemiyorum. Yarın ki ruhsal durumuma bağlı olarak karar vereceğim.
Dün akşam aile toplantılarımızdan birini daha gerçekleştirdik. Yapılamayan doğum günlerini tek bir pastada üflemek suretiyle kutladık. Babam pide yaptırdı, güzel bir akşamdı. (Ben yiyemedim ama olsun.) Uzun zamandır bir araya gelmeyince çocukları özlemişim.
Devamını ve hastane kısmını yarın yazacağım. Başım çok ağrıyor.