Saat : 05:21
"Sabahın şerri, akşamın hayrından iyidir." diyerek her sabah erkenden güne başlamaya devam ediyorum. Her ne kadar insan zorlansa da, bir süre sonra bazı şeyler rutine bindiğinde, istemsizce yapmaya başlıyorsun. Neydi yirmi bir gün kuralı vardı. Bu kadar sürede sürekli tekrarladığın şeyler artık hayatının vazgeçilmezi oluyormuş. Doğruluk payını bilemem lakin rutin yaptığım şeyleri bir gün yapmadığımda suçluluk duyduğum doğrudur. Rutin her zaman iyidir. İnsanı diri tutar.
Dün şu ana kadar günlük yürüyüşte kendimi aştım. Elbette zamanında bu adım sayını aştığım zamanlarda olmuştur. Fakat bu sürece başladığımdan beri ilk kez on dokuz bin adım attım. Üstüne altmış dakikada dans ettiğimizi düşünürsek yağ yakım sürecimi hızlandırmış görünüyorum. Bugün yine dans edeceğim ama altmış dakika olur mu bilemiyorum. Fakat insan spor yaptıkça bir süre sonra vücut daha fazlasını istemeye başlıyor.
Arkadaşım C. 'ye uğradım. Ofisini taşıyormuş. Zaten en başta mükellefinin ofisiyle birlikte çalışması hataydı. Ay sonunda taşınma işi bitmiş olacakmış. Eşine de üçüncü evre vücut yağlanması teşhisi konmuş. Sonraki evre zaten sirozmuş. Bu nedenle onlarda ailecek sağlıklı yaşam ve kilo vermeye adapte olmuşlar. Aslında sıkıntıları geç saatlerde yemek yemekten kaynaklanıyor. Birde üstüne karbonhidrat eklenince ver coşkuyu, gelsin kilolar durumu oluyor. Bu sabah eşime de anlattım ve onunda zaman zaman geç saatlere kalan yeme düzenini değiştirmesini istedim. Haklı olduğumu düşünüyor. Neredeyse yatma vaktine varan yeme düzeni vücudu olumsuz etkiliyor. Mesela dün sabah saat on buçuk gibi kahvaltımı yapmıştım ve evden çıkarken acıkmamıştım. Koroya giderken hafif acıktığımı hissetmeme rağmen, tok karnına şarkı söylenmediği için yemek yemedim. Akşam geldiğimde de çok açtım ama maden suyu ile geçiştirip uyudum. Zaten dün o kadar yorulmuşum ki, yatar yatmaz sızıp kalmışım. Neredeyse yirmi dört saate varan açlık durumlarını ben arada yapıyor ve acıktığımda da su içerek midemi bastırıyorum. Elbette bunu kilo vermek adına değil, mide-bağırsak sıkıntılı olduğundan yapıyorum. Akşam en geç beşte yeme işi bitmiş olmalı ki, hazım problemi çeken ve enzim üretmeyen mide biraz olsun sindirime geçebilsin. Bazen yememek, yemekten daha hayırlıdır ki tarafımdan kanıtlanmış bir durum. Sabah aç karnına Hindistan cevizi yağımı yiyip, iki saat sonrasında da tereyağlı filtre kahvemi içerek güne başlıyorum. Zaten bu beni uzun süre tok tuttuğu gibi, aynı zamanda da dans sırasında enerji veriyor. Kahvaltımı ise bu sıralar daha erkene çekmeye başladım. Akşam yemeğini de en geç saat üç gibi bitirmeye çalışıyorum. Bazen aksadığı oluyor ama o zamanlarda kahvaltı geç saate bıraktıysam oluyor. Bu nedenle de yemeğimi geç yememeye özellikle dikkat ediyorum.
Akşam yemeği için tavuk sipariş ettim. Normalde beş tane horoz almıştık eşimin akrabasından ama onlar haşlamaya uygun. Fırın için mecburen tavuk almak gerekiyordu. Haşlama tavuktan gına geldiği için bugün fırında tavuk yiyeceğim. Yanında çorba niyetine tavuk suyu içmeyi düşünüyorum. Ev halkına pirinç pilavı yapacağım. Bugün patates yok. Her ne kadar fırında da olsa vücutta su tutulumuna neden oluyor. Özellikle tartı haftasında vücutta moral bozacak bir taşkınlık istemiyorum. Her ne kadar İBS için olsa da, hali hazırda kilo vermeye başlamışken devam etmesini istiyorum. Bana kalsa dört ay gibi bir sürede verdiğim on beş kiloyu bir senede veremezdim. Hastalığın iyi tarafı olarak görüyorum bunu da.
Oğlum bugün babaannesine gidecek. Bende evde kitap kulübünün kitaplarını okumayı düşünüyorum. Pazartesi birinin toplantısı var. Önceliği ona vereceğim. Başlama saati koro çıkışına denk geliyor. Eve gelirken dinlerim artık. Yapacak bir şey yok. Diğeri de perşembe günü. Zaten o kitabı da salı gününe kadar bitirip kütüphaneye iade etmem gerekiyor. Süresi doluyor çünkü. İki kitabı hafta sonunda halletmek gerek. Bitmese de bir şey kalmaması lazım.
Şimdi sabah kahvesini içip, sonrasında da dansa başlayayım. Yarın nasıl olsa dinlenme günü. Kasların onarılması için dinlenme şart. Zaten pazar günü ev halkı da evde olunca, pazar kahvaltısı falan derken dans etmeye vakit kalmıyor. Bugün hava güzel olacak gibi. Aslında akşam üstü yürüyüşe çıksam güzel olur. Neyse sabah rutinini halledeyim de, sonrasına sonra bakarız.