23.04.2026 Günlük

 

Saat : 05:20

Bu sabah erkenden uyandım. Saat 04:45 de ayaktaydım. Akşam erken yatmak işime yaradı. Daha dinç uyandım. Sabah kahvesine kadar ayılmam lazım. Şu anda Homeland izliyorum. Dizi çok heyecanlı ilerliyor. Bakalım ilerleyen bölümlerde de heyecan devam edecek mi? The Good Doctor izlemeyi bıraktım. Ara ara izleyerek yarım bırakmamak adına bitirmeyi düşünüyorum. Eski heyecanı kalmadı. Daha aksiyon dolu diziler ilgimi çekiyor. İlk başlarda dizi güzel başlamıştı ama şimdi sanırım rutin geliyor. Normalde doktor dizilerini severim ama dizi aşırı ağır gidiyor gibi. 

Bugün eşim çalışacakmış. Oğlum babaannesinde, öğlen gelecek. Belki akşamı bile bulur onun gelmesi. Dün eşim yaptığım pastayı görmedi. Akşam sürpriz olacak kendisine. Ağlayan pastayı ikisi de seviyor. Hazır pasta zaten sevmiyoruz. Bu pasta hem hafif, hem de çok lezzetli. Akşam yemeğinde güzel bir antrikot ızgara yapıp, yanına fırına patates atmayı planlıyorum. Kendime ilave olarak tavuk ya da balık suyu çorbası içmeyi düşünüyorum. Evdekilere de kırmızı mercimek çorbası. Oh mis. 

Danslarımı sabah erken saatlere çekmem çok işime yaradı. Günü daha verimli kullanabiliyorum. Dün akşam biraz yazdım ama kitap okuyamadım. Bugün biraz kitap okumayı düşünüyorum. Hava dünden beri yağmurlu. Balkonda minderlere yayılıp, battaniye altında kitap okumak istiyorum. Lakin havada çok soğuk. Balkon kısmı olmaz gibi duruyor. 

Bu sabah kulak ağrısı ile uyandım. Sol kulak ciddi ağrıyor. Boğazlarımda da yanma var. İnşallah ciddi bir şey olmaz. Yoksa beni günlerce yatağa serer. Sağ kulağımda da hafif var ama sol kadar değil. Arkadaşım S. iki haftadır düzelemedi. Onun covid olduğunu söylemişler. İki gündür serum takılıyor. Geçmeyen öksürük ve vücut ağrıları var. İnşallah bir an önce düzelir.

Dün arkadaşım K.'yı aradım. Yine açmadı ve kocası evde olmalı. O evdeyken konuşmak istemiyor ama hep söylüyorum, yanlış yapıyor. Kendisine defalarca söyledim ama dinlemiyor. Kendisi bilir.

Dün arkadaşım A. ile arkadaşım E.'yi konuştuk. Kocasının iş bulup çalışmaması nedeniyle psikolojisinin iyi olmadığını düşünüyoruz. Kocası sanıyoruz ki halen daha iş bulamadı. İkimizin de telefonlarını açmıyor. Hatta A. mesaj atmış ve mesajına da geri dönmemiş. A., E.'nin annesiyle konuşmuş ve kızının, kocasının pervasızlığından yakınıyormuş. Kadın tabii ki de haklı. Hayatının sonuna kadar kızına, damadına ve üç çocuğuna destek olmak zorunda değil. Ayrıca E. dışında iki çocuğu, beş torunu daha var. Nereye kadar destek olacak? Onunda bir hayatı var. Geçen yıl zaten eşini kaybetti. Kaç yaşına gelmiş, hayatını yaşamak istiyormuş. Kendi doğurduğun çocuk bile olsa, anne-babanın desteğine alışınca bir süre sonra hep bekliyor. Yaptığında da sanki görevinmiş de, görevini aksatmışsın gibi görüyorlar. Normal şartlarda ben bu yıl için büyük kızının eğitim giderlerini üstlenmek istiyordum ama eşimle de konuştuğumuzda, onunda bu konuda aynı görüşte olduğunu görüyorum. Eşinin alışacağını ve iş bulmak adına bir adım atmayacağını düşünüyor. Ben olaya galiba daha duygusal bakıyorum ama eşimin de haklı olduğunu görebiliyorum. Evleneli neredeyse on yıl oldu ve eşinin bir işte tutunduğunu da göremedik. İstiyor ki masa başı bir işte çalışsın. Hatta mümkünse müdürlük gibi bir görev olursa daha da iyi olur. Peki elinde bir vasfın yokken bu nasıl olacak? Bunu hiç düşünmüyor. E. için çok üzülüyorum. Çocuklarına ayrı üzülüyorum. Fakat bazen insanlara fazla iyilik yaptığımı da düşünmüyor değilim. Yani maddi olarak yapılan bazı yardımlar, bir süre sonra senin görevin haline geliyor ne yazık ki. Annem mesela der ki; birine bir yardım yapıyorsan bir kere yap. İkinci yardımını başkasına yap. İlk başlarda kızıyordum ama zaman geçtikçe haklı olduğunu da görüyorum. Zamanında durumu kötü olan bir arkadaşım vardı. Ona yıllarca yardım ettim. Fakat bir süre sonra en ufak bir maddi olumsuzlukta benden para istemeye, bazen ödediği gibi, bazen de ödememeye başladı. Yavaş yavaş ona yaptığım yardımı kestiğimde, bir süre sonra eskisi kadar aramadığını fark ettim. Elbette yaşadığı durumlar farklıydı. Kardeşinin alışveriş rahatsızlığı nedeniyle, onun borçlarını kapatmaya çalışıyordu ki, doktor raporuyla da hastalığı tescillendiği gibi, onun velisi durumundaydı. Buna rağmen kardeşini dizginleyemedi. Halen borçlarını ödemekle boğuşuyor. Ama insanlarda sürekli sana yardım edemezler. Demem o ki, bir süre sonra sanki siz her defasında ona yardım etmeye mecburmuşsunuz gibi bir tavır içine giriyorlar. Bunu da fark ettiğimde bu defa canım sıkılıyor. Ben Allah rızası için destek olmaya çalışıyorum. Ama karşındaki insanı da sağmalı inek gibi görmek anlamsız. Hemen duruma adapte olup, her ay senden gelecek paraya göre plan yapmaya başlıyorlar. Bunu en yakın zamanda yeğenimde görmüş, sonra ona olan desteğimi geri çekmiştim. İlk başlarda yemeğini alıyordum, sonrasında bana parasını vermemin daha iyi olacağını söylemeye başladı. En sonunda da sevgilisi ile tatile gideceğini açıkladı. Bende salak değilim. Senin sevgilinle gideceğin tatilin finansmanını elbette yapamam. Sana bu parayı eğitimin için veriyordum. Sevgilinle gezmeye git diye değil. Bu yüzden bazen bu duygusallığımı bir yana bırakıp, gerçekleri görmem gerekiyor. En azından yakın çevreye değil de, daha uzak kesime odaklanmak mantıklı olabilir. 

İstanbul'da bir arkadaşım var ve çevresinde fazlasıyla ihtiyaç sahibi insan var. Özellikle okul dönemlerinde burs için destekçi arıyor. İki senedir burs için destek oluyorum. Allah'ım kabul etsin inşallah. Buraya ayırdığım bütçeyi arttırıp, en azından daha fazla çocuğa ulaşabilirim. Nasıl olsa çevremdekiler bir süre sonra sadece menfaatleri kadar yanımda kalıyorlar. Bakınız yeğenim. Halen daha bana gelecek. Bayramda bile aramayan, "Teyze, aramasam bile mesaj atmışımdır. O kadar eşek değilim!..." diyen birinden ne beklersin. Kendisine de söyledim. "Evet, o kadar eşeksin."