Saat : 05:45
Bu sabah çöp gibi uyandığım günlerden birindeyim. Yarım saat geç uyanmam yine tansiyonumu etkiledi sanırım. Kafam sallanıyor ama tansiyonumu da ölçmedim. Moral bozmak istemiyorum. Geç uyandığım için kahve saatimi de sekteye uğrattım.
Hafta sonu sinema ya da dizi keyfi yapamadık. Hoş başka bir şey de yapmadık ve herkes mayışmış durumdaydı. Herkes kendi halinde takıldı. Balkonda kitap keyfi yaptım ve bu sıralar bu bana çok iyi geliyor. Kitabın yarısına geldim ve sonu adı gibi hüzünlü biteceğe benziyor. Aslında okunması gereken kitaplar olmasa romantik komedi ya da polisiye okuyasım var. Ancak bu hafta iki kitap daha bitirmem gerek. Kitap kulübü çalışmalarına katılabilmek için hızlandırılmış şekilde okumam gerekiyor.
Dün katlanabilir şezlong, katlanabilir plaj şemsiyesi ve vagon arabayı aldım. Küçük eltimle konuşurken onun bedava kargosu varmış. Katlanabilir sehpayı da o aldı. Böylelikle yaz için gerekli olan her şeyi şimdilik tamamlamış oldum. Sadece plaj çantamı kontrol edip, şayet kullanıma uygun değilse onu da değiştirmem gerekecek. Aslında sırt çantam var bir tane. Onu da kullanabilirim. Sadece bir yerinin tamirat görmesi lazım. Onu halledersem neden olmasın.
Sabah sabah bu kadar plaj, yaz diye bahsedersen canın tabii ki denize gitmek ister. Ah ne olurdu denize karşı bir evde otursaydım. Ama her duamın başı elbette eşim ve oğlumla en önemlisi sağlıkla. İnşallah bir gün Allah'ım dualarımı kabul eder.
Bugün akşam yemeği için uydurma börek yapmaya karar verdim. Üç paket kalan köz patlıcanlarımla, içine patates ve havuç kullanarak kuru yufkayla börek yapmayı düşünüyorum. Annemin verdiği kuru yufkalarda biter böylelikle. Yanına biber kızartması yapacağım. Bol domates ve sarımsaklı, üstüne bol yoğurtlu. Kendime tavuk suyu ve tavuk. Az kaldı yakında gıdaklayacağım.
Birazdan ev halkını göndereceğim. Bugün evi süpürmem gerek. Sonrasında dans ve yine çamaşır yıkamak. Her gün yaşanan kısır döngü. Ancak günlük rutine dikkat etmek gerek. Her gün yaşanan rutinler, aslında çok şükür hayatımızın da yolunda olduğunun bir göstergesi. Bu sabah bunları düşünürken, günlük rutinle ilgili bir yazının karşıma çıkmış olması da tesadüf olamaz bence. Bu olsa olsa tevafuk olur.
Sabah finans haberlerini dinliyorum ve piyasalarla yine süper oynuyorlar. Bu sene gerçekten de insanların elindekini koruma yılı. Bırak kâr elde etmeyi, elindekine sahip çıksan büyük bir iş başarmış olacaksın. Özellikle altın fiyatlarıyla iyi oynadılar.
Dün gece yattığımda uykuya dalmaya çalışırken aklıma yazdığım kitapla alakalı anekdotlar geldi. Ancak o kadar uykum vardı ki, gözümü açıp yazamadım. Saati kaçırınca malum uyku Allah'a emanet oluyor. Şimdi ise aklıma gelenlerin hepsi puf. Hiçbiri aklımda yok. Bakalım gün içinde gelirse yazacağım.
Dün arkadaşım S. ile konuştum. Gribal enfeksiyonu hâlâ daha geçmedi. Sesi felaket çıkıyor. Tam hasta olma havası. İki gündür hava aşırı soğuk ve bu sabah kalktığımda da yine soğuktu. Dikkat etmek gerekiyor. Bu havalar çok fena. Dışarı çıkarken yanına ne alsan, üstüne ne giysen şaşırıyorsun.
Sabah kahvemi de içtiğime göre şimdi biraz kitap okuyayım. Aslında dizi izlemek istiyordum ama kitap yarına yetişmeyecek. Evdeki işlerden bugün pek zaman bulamayacağım. Süpürge yapana kadar biraz okuyalım o zaman.