Saat : 05:15
Dün koro çalışması iptal oldu. Öğretmenler iş bırakma kararı almışlar. Bugün diğer koroda çalışma olacak mı bilemiyorum ama sanırım onda da olmaz. Şayet çalışma olursa bugün hava güzel olacakmış, erken çıkarak biraz parkta kitap okumak niyetindeyim.
Dün Antalya'dan arkadaşım H. aradı. Çocukluğumun nadir insanlarından. Bayramda ve sonrasında denk gelip görüşemediğimiz için işte müsait olunca aramış. Allah biliyor ya mesai saatinde arayınca birine bir şey oldu sandım. Ama çok şükür iyilermiş. Bir saate yakın konuştuk. Çok özlemişiz. Antalya'ya çağırıyor. Çalıştığı için ancak hafta sonu gidebilirim ama o kadar yolu iki gün için gitmekte zor geliyor. Daha fazlasını da kalırım ama o işteyken ben ne yapacağım? Şu anda böyle bir planım yok ama belki de giderim. Fakat koroların bitmesi gerekiyor. Sadece koro devam ederken, Gemlik'e gitmeyi düşünüyorum. Arkadaşım M. yaz tatilinde yeniden çocuk bakabilirmiş. Eskiden baktığı çocuklara tatilde göz kulak olması için çağırıyorlar. Sanırım Mayıs ayı başında, koronun hafta sonuna gelen günlerine denk getirip gidebilirim. Z. Ankara'ya, E. Konya'ya çağırıyor. Bir program oluşturup, yaz tatilimi buna göre planlayabilirim.
Dün kitap okuyamadım. Jose Saramago okumaları kitap toplantısına katıldım ama nedense kendimi toplantıya veremedim. Birazda uyku bastırdığından sanırım kitap okusaydım daha iyi olacaktı diye düşünüyorum. Zaten dört haftalık bir atölyeydi ve haftaya son ders var. Bu akşam da Gabriel Garcia Marquez okumaları var.
Dün sabah kendime ayırdığım dizi izleme saati iyi geldi. Sabahları düzenli olarak kahve eşliğinde dizi saati yapacağım. Her gün bir bölüm yeterli. Sonrasında dans edip, güne vücudu hazırlamak istiyorum. Peaky Blinders daha birinci sezonu bitiremedim. Bugün aynı dizimi olsa, yoksa diğer izlediklerimden mi izlesem emin değilim. The Mentalist ve Dexter şu anda takip ettiklerim arasında. Bunlar alt yazılı olanlar. Mecburen oturup izlemek gerekiyor. Polisiye olmasının yanı sıra, psikolojik de. Bir tane de Kore dizisine başlamak istiyorum ama bu dizilerde çok detay olunca bazen atlamak zorunda kalıyorum. Romantik komedi dizilerinin öyle bir handikapı da var maalesef.
Dün koro iptal olunca akşam yemeği olarak fırında somon-patates yaptım. Eşim balığını yemedi. Zaten son zamanlarda balıkla arası yok. Kızartma olmayınca, fırın ürünleri pek ona hitap etmiyor. Hele büyük balıkta hiç onluk değil. Kılçık ayıklamaktan nefret ediyor. Oğlumda babasından göre göre balık konusunda kılçık sıkıntısı oluştu ama en azından sesini çıkartmadan yiyor.
Son zamanlarda beynimde bir şeyler oluyor. Kafa derimde sızlama, kafamın sol üst bölümünde zaman zaman saplanan ağrılar. Doktora gitmek istemiyorum. Çok bunaldım. İnşallah devam etmez, geçer de bende doktora gitmek zorunda kalmam.
Dün sabah dizi izlerken yine ağrım vardı. Mide-bağırsak aksında felaket bir gaz ve akabinde ağrı. Eşim uyandığında beni battaniye altında görünce neden salonda uyuduğumu sordu. Dizi izlediğimi söyledim ama ağrımın olduğunu fark edince bayağı söylendi. En sonunda yemekleri ağzıma tıkacakmış. Nasıl olsa yesem de, yemesem de ağrım varsa, yememek saçma olurmuş. Ah derdimi anlatamıyorum. Biliyorum beni düşünüyor, sağolsun ama yersem daha beter ağrılarım oluyor. Midem yangın yeri, bağırsak zaten Allah'a emanet.
Dizi izlerken kendimde hiç enerji emaresi görmediğim gibi, hazır battaniye altına girmişken uyumayı bile düşünmedim dersem yalan olur. Sonrasında ev halkını gönderdim. Dansı boşver, ağrında var zaten yatmalısın diye söylenirken birden kendime verdiğim gazla, yatarak büyüyen tek şey karpuz ve bir de senin popon diye düşünüp, kendimi televizyon karşısında dans ederken buldum. Maksimum yirmi dakika dans edeceğimi düşünürken elli dakika olmuştu bile. Dans ederken ağrım biraz daha hafiflemiş ve kendimi daha iyi hissetmeye başlamıştım. Bugün de gözümden uyku akıyor. Hatta ben diziyi değil, dizi beni izler sanırım. Ama sabah kahvemi içene kadar her şey. Kahve içtikten sonra kendime gelirim ve dansımı yaparım. Bu sabah yine şişlik var ve karnımdaki gazları başka türlü atmamın imkanı yok. Ay sonuna kadar kilo verir miyim, bilemiyorum. Sanki sürekli balon gibi şişiyorum. Bakalım 1 Mayıs'ta neler olacak? Şişlik atılırsa gerçek kiloda ortaya çıkacak. Bak yine sabah sabah bağırsaklar gurul gurul benimle konuşuyorlar.