13.04.2026 Günlük

 

Saat : 07:56

Sabah sabah mide-bağırsak aksında ağrı var. Dün bir tane çikolata yedim, bir serçe parmak kadar varla yok arası ama beni mahvetti yine. Anlaşılan canın çekse de yemeyeceksin. Bunu artık iyice tescillemiş olduk. Benim lahmacun denemesi de sanırım yalan olacak. Sabah namazına eşim çağırmasına rağmen kalkamadım. Gece uyanmaları beni mahvediyor. Sonrasında da sabah uyanmaları sekteye uğruyor. Her şeyin zamanı değişiyor. Melatonin başlasam mı diye düşünmüyor değilim. En azından rahat bir uyku çekerim diye düşünüyorum.

Bugün evde çok işim var yine. Hafta başı olunca süpürge, yemek, dans ayrıca yazmam gerekli ve elimdeki kitabı da yarına kadar bitirmem lazım. Kütüphaneye iade edeceğim. Sabah sabah kafam ayılmadı, kahveme de daha zaman var. Akşam yemeği olarak tavuk haşlama ve pilav var. Yanına tarhana çorbası da yapmak istiyorum. Çok sevsem de içemiyorum çorbayı ama evdekilere yapabilirim. 

Yeni bir diziye daha başladım. Aynı anda bir çok dizi takip etmeyi seviyorum. Homeland dizisini sevdim. Bakalım sonu nasıl bitecek? Yabancı dizi olmalı ama Türkçe dublajı da olmalı. Başka türlü mutfakta takibi mümkün olmuyor. Var Bunları da yeni bitirdim. The Good Doctor izlediğim sezonla üç sezon kaldı. Bir an önce diğer alt yazılı olanlardan da bitirmek istiyorum. Hangisine yetişeceğim bilemiyorum. Bu ayki hedeflerimde beş film izlemek vardı. Henüz hiç izlemedim. Bugün yemek hazırlarken birine başlayayım.

Dün büyük eltim mesaj atmış. Annemlere çay içmeye gideceklermiş, gelmek isteyenlerini gelmesini söylüyordu. Eşimle oğlum gittiler. Başım ağrıdığından gitmedim. Zaten akşam yemeği de hazırlamam gerekiyordu. Dünkü menüde fırında kaya levrek ve erişte vardı. Sabah kahvaltısında fırın patatesi de sanırım fazla kaçırdım. Sınırlı menü olunca insan ister istemez bulduğuna abanıyor. Neyse pazar gününe kadar patates yemeyeceğim. Bu sürede vücuttan etkileri de atılır.

Dün kitap listeme başladım ve bu sabah bitirdim. Excelde liste hazır ama deftere nasıl fihristlemem gerektiğini henüz bulamadım. Bu sene hariç okuduklarımı yazıp, sonrasında da yıl bazında mı yazsam bilemedim. Bu konuyu biraz daha düşüneceğim. Sanırım yıl bazında daha mantıklı olacak. Film ve dizi listesini de yıl bazında yaparsam, en azından ne izledim, ne okudum görebilirim.

Eltim doksanlar partisiyle ilgili paylaşım yapmış. Neymiş babalar çalışırken çocuk bakmazmış ama kadınlar çalışırken bakarmış. Akşam bu paylaşımına yorum yapmamak adına o kadar zor tuttum ki kendimi. Ben biliyorum oğlunu babasının yanına katıp, hastayım, işim var siz nasıl olsa serbest çalışıyorsunuz diye gönderdiğini. Olmayacak koşullarda eşinin çocuğa göz kulak olduğunu. Eşime gösterdim. Çok sinirlendi ama elden gelen bir şey yok. Yapmadığın şeyler için yapıyor gibi göstererek kendini yücelttiğini sanıyorsun ama aynı zamanda kocanı değersiz ve küçük gösteriyorsun. Kaldı ki bunun sahne arkasını biliyoruz. Bu yazdıkların, iddiaların doğru değil. Hastalıklı ruhunu tedavi etmen gerekir. Bu şekilde kocanın da akıl sağlığı ile oynuyorsun. Bazen konuşamamak, konuşsan da karşındakinin anlamıyor olması çok kötü ve can sıkıcı. Her şeyin en iyisi sen olamazsın, bende olamam. Kimse her konuda iyi değildir. Bunu halen daha kafası almıyor. Kesinlikle tedavi olması gerek. Bazen bizim de psikolojimizin içine ediyor. Bu kadar yıldır hayatımızdasın ve her defasında level atlayarak kendini aşıyorsun. Bazen birazda sırf bu akraba pisliğinin içinde kalmamak adına bu şehirden gitmek istiyorum. Mecburen katlanmak zorunda kaldığımız insanlardan uzaklaşmak istiyorum. Rabb'im en kısa zamanda, mutlulukla, kolaylıkla ve sağlıkla bize ailecek buradan gitmeyi nasip etsin inşallah. Yoksa bu insanlarla hayat hiç kolay değil.