10.04.2026 Günlük

 

Saat : 05:45

Sabah sabah 05:27'de güne başlayınca ve aklıma da İkinci Bahar dizisi gelince yeniden izlemeye başladım. Ali Haydar ve Hanım'ın o güzel aşkları, Samatya'nın o güzel tarihi dokusu, sabah sabah çok iyi geldi doğrusu. Çok kuvvetli bir oyuncu kadrosu var. Başrollerini Türkan Şoray, Şener Şen oynuyor. Zaten ikisinin de oyunculukları efsane. Ne zaman aklıma düşse hemen oturur izlerim. 

Koro çalışmaları son sürat devam ederken, yeni gelenlerle birlikte sanırım konserde biz yine sahneden taşacağız gibi görünüyor. Her defasında birilerinin eklenmesi güzel ancak konsere kadar doğru dürüst gelmeyenlerin konsere çıkmaması gerektiğini düşünüyorum. Çalışmalara gelen insanlar enayi değil sonuçta. Hoca güya konser zamanı gelenleri, konsere çıkarmayacakmış. Bekleyip, göreceğiz bakalım. 

Bugün de diğer koronun çalışmaları var. Öteki salı ve perşembe günleri, bu akşam ki de sadece cuma günü. Haftada üç gün koro çalışmalarına gitmek iyi geliyor. İnsanın kendini iyi hissettiği şeyleri yapması ne kadar güzel.

Bugün yemek ne yapsam bilemiyorum. Aslında İBS çıkmamış olsaydı lahmacun yemek isterdim ama onu da yiyemiyorum. Hoş son zamanlarda lahmacun aşermemin önüne nasıl geçeceğim onu da bilmiyorum. Kendime tavuk haşlayacağım. Tavuk ve tavuk suyu iyi geliyor. Ev halkına "Ne pişirsem?" diye düşünüyorum. Kadınların her gün "Bugün ne pişirsem?" derdi insanı yoruyor. Tereyağlı erişte yaparım belki. Yanına da günlerdir dondurucudan çıkarmadığım dolmayı koyarım. Zaten akşam eşim ve oğlum, oğlumun isteği üzerine amcalarıyla dışarı çıkacaklarmış. Hemen atıştırıp giderler.

İki gündür Osman Balcıgil'in Avuçlarımda Hâlâ Sıcaklığın Var kitabını okuyorum. Kitap yarıya geldi ve akıcı ilerliyor. Çok beğendim. Sanırım bugün olmazsa, yarın biter diye düşünüyorum. Yollarda kitap okumayı seviyorum. Dün akşam durakta beklerken ilkokul dördüncü sınıfa gittiğini öğrendiğim bir kız, okuldaki derslerden şikayet ediyordu. Yeni nesil çocuklar, ellerine telefon ver, dünya yansa yorganları yok içinde. O kadar dünyadan kopuklar. Hayatı oyun, bilgisayar ve telefondan ibaret sanıyorlar, yazık.

Sabah kahvemi erken içince kesmedi, daha da içesim var. Dansı bugün erken yapmak istiyorum. Kahvaltıyı geç yapınca, akşam yemeği de sekteye uğruyor. Aslında tek öğün yapmak iyi geliyor lakin uzun süreli tek öğün beslenmek kadınlarda hormon dengesizliklerine neden oluyormuş. Bu nedenle arada mideyi dinlendirmek adına yirmi dört saat açlık yapıyorum. 

Bugün kargolarım gelecek sanırım. Hepsi gelir mi bilemiyorum. İnşallah gelir de evde yok olduğum zamanlara denk gelmez. 

Eğer erken işlerimi bitirebilirsem bir kafeye gidip yazmayı düşünüyorum. Uzun zamandır ertelediğim bu yazma işine yeniden el atmak lazım. Aklımda bir sürü taslak var ama henüz kâğıda dökemedim. Geçen yıl başlamam gereken kitap yazma işine halen daha başlayamadım. Hangi hikayenin kitabını yazsam bilemiyorum. On taneye yakın öykü var kitap olabilecek. Üzerinde karakterlere hikaye yazılarak, kitap haline gelebilecek. Aslında yeğenimin istediği var. Belki ona öncelik veririm. 

Toplamda verilen 15,1 kilodan sonra sanırım kilo vermem durdu. Son zamanlarda bağırsak sıkıntısı arttığı için her tartı sonucu hüsranla sonuçlandı. Mayıs ayı başına kadar tartılmama kararı aldım. Fakat bu süre içinde yürüyüş ve dansa ağırlık vereceğim gibi, patatesi de kısıtlayacağım. Son zamanlarda patatesi çok tükettiğimin farkındayım. Marulu da haftanın üç günü yemeyi düşünüyorum. Marulda şişlik yapmaya başladı. Greyfurt ve kiviyi de haftanın farklı günlerinde tüketmeye devam edip, sadece birer gün olacak şekilde sınırlayacağım. Ay sonunda kolonoskopi randevusu alacağız ama açıkçası ağrılar olmasa yaptırmayı da düşünmüyorum. Sıkıntılı bir durum ve özellikle anestezi alerjisi olan için. Bakalım anestezi doktorları ne diyecekler? 

Bayram için eşimin iş durumuna göre belki bayram öncesine çekeceğimiz Ayaş İçmeceler rezervasyonumuz var. Ayaş içmeceleri bağırsaklar için iyi geliyormuş. Rahmetli anneannem, dayılarım ve teyzemler zamanında gitmişler ve şifa bulmuşlar. Umarım bende şifa bulurum da, kabızlık sorunum düzelir. İBS geçmeyecek farkındayım ama en azından kabızlığı çözebilirsek iyi olacak. 

Akşam Jose Saramago okumaları kitap kulübü toplantısı vardı. İki hafta daha sürecek atölye çok verimli geçiyor. Jose Saramago'yu tanımak, anlamak çok güzel. Yazarın sadece bir kitabını okumuştum. Bundan sonra diğer kitaplarını da okumaya öncelik vereceğim. Açıkçası okunacak o kadar çok kitap var ki, hangisine öncelik versem bilemiyorum. Lakin bu durumdan şikayetçi de değilim. Zamanında okuyamadığım günler o kadar çok ki, onları da telefi etmem gerek. Zaten insan okumaya başladığında, devamı mutlaka geliyor. En ufak zaman kırıntısını bile değerlendirmek istiyorsun. Yazma için de aynısı geçerli. Yanında defter ve kalem ile gezmek önemli. Bazen eskiden yazdıklarıma bakıyorum, şu anda aklıma gelmeyenler o zamanlar aklıma gelmiş ve üstünden ne kadar zaman geçmiş. Defter taşımak bu anlamda çok ama çok kıymetli. Zira aklına geldiği anda not aldın aldın, yoksa geçmiş olsun. O sözleri hatırlamak, o düşünceyi bulmak mümkün olmuyor. Mesela ben bunları çoğunlukla hikayelerimde yaşıyorum. Bir diyaloglar yazmışım. Sanırsın başkası yazmış gibi okuyorum. Oysa ki zamanında ben yazdım. O yüzden bundan sonra daha fazla hikayelerimin üstünde düşünüp, daha fazla not almam gerek. Ah bir de not aldığım defterlerin bilgisayar ortamına aktarılması lazım. Çok çalışmam lazım çok.