
Saat: 08:30
Deftere günlük tutmayı bıraktığımdan beri düzenli yazma alışkanlığımı da tamamen kaybettim. Her gün “yarın yazarım” derken günler, haftalar geçiyor. Yazacaklarımı unutuyorum. Sanırım yeniden deftere dönmem gerekiyor.
Geçen hafta konserimizi çok güzel bir şekilde icra ettik. Ama konserler artık eskisi gibi heyecanlandırmıyor beni. Belki bu sıralar genel olarak bir şey yapmak istemiyorumdur, bilmiyorum. Bugün koro çalışması var ama hiç gidesim yok. Yine de gitmezsem evden çıkmak için hiçbir bahanem kalmayacak ve kendimi iyice eve kapatacağım. Bunu istemiyorum ama içimden de gelmiyor. Havaların bu kadar soğuk olması da dışarı çıkma isteğimi iyice azalttı sanırım.
Bugün eksi derecelerle güne başladık. Soğuk o kadar keskin ki evdeki termostatın derecesi bile pek artmıyor. Akşam annemlere gittik, arabada resmen dondum. İnsanın içine işleyen cinsten bir soğuk. Allah dışarıda çalışanlara, durumu olmayanlara, evsizlere yardım etsin.
Geçen haftadan beri sanki delirmiş gibi evde değişikliklere başladım. Yılbaşından önce yıllardır ertelediğim mutfak masası ve sandalyelerini sonunda sipariş verdim. Kendim bile inanamadım yaptıklarıma. “Bugün yarın” derken o kadar uzun süre geçmişti ki… Yarın teslim edecekler inşallah.
Hafta sonu bir anda tepem attı ve mutfak halısını değiştirmeye karar verdim. Üç sene önce aldığım yolluklar ölçü hatası yüzünden koridora küçük geliyordu. İade etmekle uğraşmak istemedim. Eski halılarımın yıkama parası bile değildi, o kadar uygundu. Hatta birinin kenar rengi farklı geldiği halde iade etmemiştim. Sonra bir baktım ki yatak odası ve salon hariç bütün halıları sipariş etmişim. Yıkanabilir halı olduğu için değiştirmekte sakınca görmedim. Zaten yıkama ücretleri o kadar arttı ki, her sene değiştirsen bile yıkama parasından daha ucuza geliyor. Ağır halıları kaldırıp yıkatmak da çok zor oluyor. En iyisi evde yıkanabilir halı almak.
Koridor halılarının eskimediğini biliyorum ama açık yerler çok fazlaydı, gözüme batıyordu. Şükür en sonunda değiştirdim. Balkon halısını da değiştirmeye karar verince, yıllardır ertelediğim balkon minderlerini de almak zorunda kaldım. Onlar da dün geldi, çok güzel durdu. Keşke daha önce alsaydım diyesim geliyor ama ben her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Demek ki vakti bu zamanmış.
Bugün nasip olursa salonun tülü ve güneş ışığını kesmek için fon perdesi siparişi vereceğim. Güneş öyle bir vuruyor ki televizyon izlemek imkânsız hale geliyor. Bu perdeyi de yıllardır erteliyorum. Salon tülünü yatak odasına takacağım, oranın tülü yırtılmıştı. Aslında bu salonda kullandığım tülü eski evimizdeki salon için diktirmiştim ama oraya takamadan buraya nasip oldu. Buradaki salonda yanlardan biraz kısa kalmıştı ama umursamadım. İsrafı hiç sevmiyorum.
Çok uyguna aldığım yollukları bile üç sene kullandım. Bana kalsa beş sene daha giderdi ama zamanı gelmiş demek ki. Evden çıkan eşyaları babamlara veriyoruz, köy evinde kullanıyorlar. Orada eskiyenleri çıkarıp bizim verdiklerimizi koyuyorlar. Mesela mutfak masası ve sandalyelerini de bahçede kullanacaklar, bir süre daha idare eder. Köyde eşyalar hava koşulları yüzünden daha hızlı eskiyor. Biz de diğer eltilerle evdeki ihtiyaç fazlalarını köye gönderiyoruz. Böylece hem değerlendirilmiş oluyor hem de israf olmuyor.
Dediğim gibi alışveriş çılgınlığını hiç anlamıyorum. Dün akşam küçük eltim salon takımını değiştirmesi gerektiğini söyledi ama ben şu an değiştirmeyi düşünmüyorum. Evlendiğimden beri kullanıyorum, bana bir sıkıntısı yok. Zaten ömrüm varsa buradan gitmeyi düşünüyoruz. O yüzden şu anda sadece gerçekten ihtiyaç olanları değiştirmek en mantıklısı.
Ah, bugün çok yazasım var ama biraz spor yapıp biraz çıkmam lazım. Ömrüm varsa yarın devam ederiz.