Saat: 06:37
Gördüğüm tuhaf rüya ile uyandım. İnsan rüyalarında daha ne kadar saçmalayabilir acaba? Fantastik kurgu yaşıyorum resmen. Saçmalamanın dibine vuruyorum.
Dün sabah güzel çalıştım. Oğlum ve eşim uyanana kadar blog yazılarımı ve yazı planı yazılarımı yazdım. Günlükleri dijitale aktarma işi iyi gidiyor. Güncele gelmeme az kaldı. Sonrasında rüyalar ve yazı planlarını dijitale aktarmam lazım. Onları da yazarsam benden mutlusu yok. Zamanında yapsaydım, şimdi böyle ayağıma dolanmış olmayacaktı. Kitap yazıyorum ancak kaç zamandır tek kelime yazmadım. Sanırım tıkandım ve demlenmeye bıraktım. Yazarlık atölyesi ödevimi dün yapamadım. Aklımda kurgusu var ancak kâğıda henüz dökemedim. Günlük yazımı bittikten sonra ana taslağı çıkarayım. Son rötuşları akşam ve yarın yaparım inşallah.
Dün evdekilerle iki günlük yemek yaptık. Zeytinyağlı olduğundan sıkıntı yok. Pırasa ve karnabahar çok sevdiğim ikili. Pazar kahvaltımızda her hafta olduğu gibi haşlanmış yumurta ve fırında patates kızartması.
Bugün kurslar var. O nedenle yemek işleri sabahtan yetişmezdi. Üç gündür dans edemedim. Vücut isyan edecek olsa da bugün dans etmem gerekiyor. Yemekleri aradan çıkarmam iyi oldu.
Kahvaltı sonrasında yemekleri yapınca, azıcık uzanıp kitap okumaya başlamıştım. Sonrasında iki saat kadar sızmışım. Bu sızmaları çok seviyorum. İnsana iyi geliyor. Ben uyurken eşim narları ayıklayıp, mutfağı toparlamış. Bende kalkınca kalan havuç ve elmadan bozulmasın diye kek yapmaya başladım. Ev ahalisi de yine yardıma geldi sağ olsunlar. Tarçınlı, havuçlu, elmalı kek en sevdiklerimden. Bu defa ceviz koymadım. Normalde cevizde eklerdim.
Akşam yemeği olarak hamsi tava yaptım. Balık yemeyi çok seviyorum. Her öğün yiyebilirim. Aldığım termosları denemek için içine sıcak su koydum. Sabah uyandığımda halen daha kaynar durumdaydı. Çok şükür güzel çıktı termoslar. Bakalım 2.5 litre olanlar nasıl gelecek?
Bu hafta yine yoğun bir hafta olacak. Perşembe kursların dışında kuaför randevum var. Cuma günü batı müziği koro seçmeleri var. Hocanın da dediği gibi şansımı denemekten ne çıkar? En fazla kabul edilmem ama tecrübe tecrübedir. Belki de seçilirim. Kim bilir? Denemeden bilemem öyle değil mi?
Bu akşam koro çalışması olduğundan geç geleceğim. Hava çok soğuk. Bu havalarda insanın dışarı çıkası gelmiyor. Hoş ben sıcak havalarda da çıkmak istemiyorum orası da ayrı. Huzurlu ortamımın bozulmasından nefret eden biri olarak doğal ortamımdan çıkmak beni her daim zorlamıştır.
Bugün yazmaya hevesim yok sanırım. Hoş saçma sapan yattığımdan kolumun şişmiş olması da nedenler arasında olabilir. Aile boyu yatmayı bilmiyoruz. Kimi insan yattığı gibi kalkarken, biz resmen yatakla kavga ediyoruz. Yorgan bir yerde, yastık bambaşka.
Benim kahveye ihtiyacım var. Kafam paket durumda. Daha da kahve saatime bir saat var. Birazdan oğlumu uyandırmam lazım. Fakülteye gidecek. Aslında benimde uyumam lazım. Gözlerim kapanıyor ama direniyorum. Hafta başı olduğundan vücut pazartesi sendromuna girmiş durumda. Beni sal, uyumak istiyorum diyor sanki. Tembellik güzel şey bazen. Dert yok, sorumluluk yok. Ancak rutin her daim güzeldir. Şükür sebebidir. Her sabah uyanmak bile şükür sebebidir aslında kıymetini bilene. Kıymet bilmiyor, şikayet ediyoruz ve şükretmiyoruz. Ben bugün sabah uyandım, elim kolum tutuyordu ve yazabildim. Çok şükür. Yarına çıkar mıyız? Bilinmez. O zaman bugün son günü gibi yaşamak gerek. Hoş geldin yeni gün. Çok şükür.