22 Haziran 2018 Cuma

Kapı Önü Dedikoduları - Ortaokul Aşkı / Gelde Çık İşin İçinden

Karşımda annem bense onun kollarında öylece dikiliyorduk. Ben gözlerimi annemden, annem ise ondan çekemiyordu. O ise beni bırakmamış ellerimi daha  da sahiplenircesine tutmuştu.
Annemin bu piknik olayına neden izin verdiğini şimdi daha iyi anlamıştım. Pikniğin uzakta olmaması annemin işine gelmişti. Tabii ya. Böylelikle beni denetleyebilecekti. Ben bunu nasıl düşünememiştim. Annemin sorgusuz sualsiz izin vermesinin altında bir şey aramam gerektiğini aklımdan çıkarmam bana pahalıya patlayacaktı.

Hızla onun kollarından uzaklaşarak annemin yanına gittim ama annemin gözlerinden resmen ateş çıkıyordu ve bu bakışlar benim ciddi anlamda zor durumda olduğum anlamına geliyordu. Başım gerçekten beladaydı. Üstelik ortada bir şey yokken böyle bir durumda yakalanmak çok kötü olmuştu. Anneme ne kadar anlatırsam anlatayım bana inanmayacaktı ve işin daha da kötüsü bir üst merci olan babamı da dolduracaktı. Annem böyleydi. Şimdi bile kafasından Allah bilir neler geçiyordu? O anneannemin kızıydı. Böyle şeyler onlara tersti.  Onlara göre evleneceğin erkekten başkasının eli eline değmemeliydi. 

Anneme "hoşgeldin" dedim ama yüzüme bile bakmadan arkadaşımın annesiyle konuşmaya başladı. Bu dans meselesini soruyordu. Arkadaşımın annesi kendisine bu durumların normal olduğunu anlatmaya çalışsa dahi annem anlamazdı. Kısaca boşuna kürek çekiyordu. Kadıncağız onu ikna etmeye, arkadaşça bir dans olduğunu söylemeye çalışıyordu ama maalesef annem tövbe haşa nuh der, peygamber demezdi.

Annem piknikten gitmek için ayaklandığında zorla kalmaya ikna ettiler. Ben bir köşeye sinmiş oturuyordum ama bu maçın rövanşını evde benden fena çıkaracaktı. Piknik boyunca ne ben ona baktım. Ne de o bana bakabilme cesaretini gösterdi. Sonuçta gestapo gibi annem vardı ve hiç de iyi niyetli durmuyordu. Gıcığı yine çevresinde dolanıyordu. Göz ucuyla baktığımda bunu görebiliyordum ama onuın ne tepki verdiğini maalesef göremiyordum.  

Pikniğin tadı kaçmaya başladığından yemeklerimizi yemeye karar verdik. Yemekten sonra annem kalkmamız gerektiğini söyleyerek arkadaşımın annesi ile vedalaşıyordu. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Eve gidince olacakları düşündükçe hiç eve gidesim yoktu. Annemle birlikte eve yürümeye başladık. Kardeşlerim yanımda oyun oynayarak yürüyor ve beni de oyunlarına katmak niyetindeydiler ama benim kafam o kadar doluydu ki, değil onlarla oynamak eve gidip kafamı yastığa gömmek istiyordum.

Eve geldiğimizde babamın işten erken geldiğini gördüm. Kalbim yerinden çıkacaktı. Birazdan kalpten gidecektim. Bu kadar heyecan fazlaydı. Annemle daha konuşamadan şayet konuyu babama açarsa bu işten yakayı sıyıramayacağımı biliyordum. Üstelik aramızda bir şey olsa hiç yüreğim gam yemeyecekti. Benim bile haberimin olmadığı bir danstı. Bu kadar abartacak ne vardı?

Annem o akşam hiçbir şey olmamış gibi davrandı ama bana tepkisini belli etmeyi de ihmal etmedi. Ertesi gün pazardı. Babamın işte olması işime gelmişti. Annemin konuyu uzatmayacağını düşünürken sabah mahmurluğumu daha üstümden atamadan bana çemkirmeye başladı. Kendimi savaşta gibi hissediyordum. Elalemin erkekleriyle danslarda ne işim olduğunu, şayet babam duyarsa da başımın belada olduğunu söylüyordu. Ne kadar anlatırsam anlatayım anlamadı. Okul kapanıncaya kadar da okula beni götürüp getireceğini, başıma buyruk olmaya başladığımı söyleyip duruyordu. 

Allah'ım ne günahım vardı da, saçma sapan bir yanlış anlamayı böylesine büyütmüşlerdi. Ama annemin bilmediği şey eğer ben böyle bir şey yapıyor olsam dahi, okuldayken zaten bunu yapacağımdı. Yani onun ruhu bile duymayacaktı. Aklımdan geçenlere içimden gülümserken buldum kendimi. Tabii bunu kendisine söyleyecek kadar yürek yememiştim. Peki ben bu işin içinden nasıl çıkacaktım?

Devam edecek....

1. Bölüm İlk Teklif
2. Bölüm İnkar
4. Bölüm Boşluk
5. Bölüm Piknik

Yeni notta görüşmek üzere.

Hoşçakalın.

8 yorum: