28 Şubat 2018 Çarşamba

Kapı Önü Dedikoduları - Kurallar da Neymiş?

Merhabalar

Cuma gününden beri tüm hey heyler tepemde. Böyle elim ayağım boşalıyor. Durun baştan anlatayım.
İşyerimizde bir yemekçimiz var. Kendisi sürekli hasta ve yemek yaparken maske kullanması zaten zorunluyken, hasta olduğunda iki katı zorunlu hale geliyor. Çalıştığım şirket aile şirketi tarzında bir yer olduğundan ve bu kadınla da senelerdir çalıştıklarından dolayı (maddi olarakta kendisini çok güzel acındırmış bilin istedim) hadi idare etmişler. Ancak İSG kuralları gereği zaten yemek pişirilen ve servis yapılan alanlarda eldiven ve maske kullanımı zorunlu. İşyerinde de bu işlerden ben sorumlu olduğumdan dolayı kadını kaçtır uyarıyorum. Ama bana mısın? demiyor. O derece de pişkin bir kadın. Neyse durum böyleyken yine maske takması konusunda uyardım. Bunu söylememle kadının üstüme yürümesi neredeyse bir oldu. Maske takamazmış!... Nefes alamıyormuş maske ile. Bende "senin mikroplarını çekmek zorunda değiliz!...Sürekli hastasın ve tüm personel hasta oluyor!..." dediğimde film koptu ve atışmaya başladık. Kadın 58 yaşında ama 3 yaşında çocuğun yapmayacağı şekilde olayları saptırmaktan tutunda, benim kendisinin ayağını kaydırmaya çalıştığıma ve bedduaya kadar vardırdı tartışmayı. Yaşına hürmeten, kendimi tutabildiğim ve kırmamaya çalışarak cevap verdiğim halde kadın halen konuşmaya devam etti. Bu esnada patronlar olayı duydukları halde ne şiş yansın ne kebap hesabı tek kelime etmediler. Bu sinirle bende patronlarla konuştum. Güya konuşacaklarını söylediler ve dün de aynı şekilde olunca aklı sıra bana laf sokmaya çalışınca bende devreler hepten yandı. Patronlara dedim "siz bu işi çözemezseniz, burada fena hır çıkacak. Mikroplarını etrafa bulaştırıp duruyor!..." Sonra patronlar güya konuştu ama kadın o kadar arsız ki; hiçbir şeyi kabul etmediği gibi kendisini haklı çıkarmak adına bağıra bağıra konuşuyor. Beddualar desen aynen devam.


Ama burada suçu kadında bulmamak lazım. Bir patron olarak eğer personelinin sesi senden çok çıkıyorsa burada bir yanlışlık var demektir. Yıllardır çalışma hayatının içindeyim. Hiçbir çalıştığım şirkette böyle bir arsızlık görmedim. Sonuçta işyeri kuralları var ve bunlara uymak ve işveren iyiniyetli diye, iyiniyetini de suistimal etmemek gerek. Bugün halen daha maske takmamış durumda ve kimsede gık demiyor. Yazık ki kendi tepenize çıkardığınız kişileri kendiniz indirmezseniz, ileride şirketi bile ele geçirecek duruma getirisiniz. Otorite eksikliği olan şirkette maalesef kuralları takan da olmuyor. Küçük işletmelerin maalesef ki kötü taraflarından biri de çok fazla yüz göz olunması ve personelde bunu çok güzel kendi lehine kullanıyor.

Şu anda bu kadınla konuşmuyoruz. Zaten kendi yemeğimi kendim evden getirdiğimden (mide-bağırsak sorunları nedeniyle her yemeği yiyemiyorum) bu kadınla muhatap olmak yada yaptığı yemeği yemek durumunda değilim. Hoş yemek parası ondan çıkmıyor. Sonuçta yemeği yaptığı için parasını alıyor ama yine de bunca tartışmadan sonra açıkçası onun yaptığı yemeği yemediğim içinde mutluyum.

Sayın işverenlerin iyiniyetlerini suistimal eden sayın çalışan arkadaşlar. Bu davranışlar yüzünden maalesef ki, gerçekten hakkıyla her kurala uyan kişilerde araya kaynıyorlar. Bunu da bilin istedim.

Sevgili işverenler!... Sizlerde laf geçiremediğiniz personeline yol verseniz hiç bir sıkıntı çıkmayacak. Bu şekilde davrandığınız sürece ne laf geçirebilir, ne de kuralları uygulatabilirsiniz. Ayrıca arsız personelin kendisini haklı görmeye devam etmesi de cabası. 

Yazık ki bazen mecburen istemediğimiz ortamlarda para yüzünden çalışmaya devam ediyoruz. Ne acı.

Yeni notta görüşmek üzere.

Hoşçakalın.

10 yorum:

  1. Bu tür iltimas durumları gerçekten üzücü :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İltimasta yaşından ve maddi açıdan kendisini acıların çocuğu Emrah moduna sokmasından geliyor. Yoksa yemek yapabilecek, hele ki kendisinin yaptığından çok çok iyisini yapabilecek o kadar çok insan var ki. Resmen vicdana oynuyor.

      Sil
  2. Açıkçası bu tarz insanlardan her yerde var. Dua edin sizi işinizden attırmamış. Bu insan tiplerinden her şey beklenir doğrusu. Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Aynen bir de o işten atılacağına ben atılabilirdim. Doğru diyorsunuz.

      Sil
  3. İşverenlerin işten çıkardığı için tazminat ödememek adına vasat insanları çalıştırmasına sinir oluyorum. Ama iş yerlerinde illa ki çok çalışkan her işin altından kalkan insanlar da olduğu için genelde onlar da yuvarlanıp gidiyorlar, yazık halimize...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. Nasıl olsa yemek yapacak diye vasıfsız konuşmayı bilmeyen, birazda kendini acındırmış ve trübüne oynamış bu tarz insanları işe alıyorlar. Vasıfsız olduğu için maaş olarakta dediğin gibi ucuza getiriyorlar. Ama işyerinde sorun çıktığında sessiz kalıyorlar. Neden çünkü o kişi gitse ona verdiği parada birini bulamayacak. Yazık ki çalışma hayatından iyice soğutuyorlar ve bizlerde böyle kişilerle muhatap olmak zorunda kalıyoruz.

      Sil
  4. Özellikle kurumlaşamamış aile şirketlerinde genellikle durum aynıdır benim de bildiğim kadarıyla. Bu durumların sebebini düşündüğümde de en iyi ispiyoncular olduklarını tespit ettim kendi nazarımda. Bu yüzden işten atılmıyorlar veya sert davranılmıyorlar. Eğitim veya işi ne olursa olsun var bu tür elemanlar. Asıl yaptıkları değil ikinci planda yaptıkları önemli görülüyor çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. Yazık ki dediğiniz gibi kovulmuyorlarda. Hem az maaş, hem şirket dedikodusu daha ne olsun. Süper kazanç elde ediyorlar.

      Sil
  5. patronlar kadından korkuyo herhaldeeee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ucuza çalıştırıyorlar yenisi gelse şimdi iki katı maaş verecek işlerine geliyor. Ama yazık ki hepsi karaktersiz. Bunların böylesine karışmayacaksın. Ceza gelince akılları başlarına gelecek...

      Sil