10 Ocak 2018 Çarşamba

Tulûat Tiyatrosu Nedir?

Merhabalar
Dünkü yazımı okuyanlar hatırlayacaklardır. Bir Tulûat Tiyatrosu kavramından bahsetmiştim. Açıkçası bunun anlamını bende bilmediğim için  ufak bir araştırma yaptım. Madem ki kavuk macerasını yazıyorum. O zaman bilmediklerimizi de bu sayede öğrenelim istedim.

Tulûat kelime anlamı olarak; doğmalar, doğuşlar anlamına gelir. Buna göre Tulûat tiyatrosu da bir nevi doğaçlama tiyatro demektir. Orta oyunun sahnelerde sergilenmesi ve bunun Batı dünyasındaki tiyatro örnekleri ile karışımından meydana gelen bir tür tiyatro dalıdır. 

Tulûat tiyatrosunun mantığı da; belirlenen konunun herhangi bir metne bağlı kalmadan o anki duruma göre doğaçlama olarak sahnelenmesidir. Oyuncular diyalogları kendileri belirler. Genellikle yazar yoktur ve iskelet senaryo üzerinde, her oyuncu kendi yetenek ve kapasitesine göre sözler uydurur, tiyatral yeteneklerini sergiler. Tulûatın güç ve ilham kaynağı geleneksel orta oyundur.  Genel amacı izleyicisini eğlendirmek olan tulûat tiyatrosunu halk tiyatrosu olarakta görmek doğru olur. 

Tulûat tiyatrosunda olaylar o anda, karşılıklı olarak geliştiğinden ve metin olmadan sergilendiğinden kahkaha krizleri de kaçınılmazdır. Bu tiyatro türünün edebi anlamda yeri olmamakla birlikte, oyunun gidişatı ve beğenilmesi de; oyuncuların zeka, hazırcevaplık, espiri anlaşyışı gibi esaslara dayanmaktadır. Tulûat tiyatrosunun vazgeçilmez öğelerinden biride kantocular ve söyledikleri kantolardır. Şarkılarıyla oyuna renk katarlar. Ayrıca oyunun içinde de görev alırlar. 

Tulûat tiyatrosunun gelişmesini engelleyen en önemli unsurlar arasında sinema, kahvehane, bahçe gibi yerlerde sergilenmesi ve bazen bu işi yapmaya çalışan eğitimsiz oyuncuların gönülsüz yapması, basit ve tatsız, hatta kaba ve çirkin sözlerle oyunda yer almalarından dolayı diğer tiyatro türlerine nazaran sönük kalmıştır. Bu nedenle de bir süre sonra rağbet azalmıştır. 

19.yüzyıldan itibaren ortaya çıkan tulûat tiyatrosunun en önemli temsilcileri Kavuklu Hamdi Efendi, Kavuklu Abddürrezzak Efendi (Abdi), Kel Hasan Efendi, Naşit Özcan, İsmail Dümbüllü, Muammer Karaca, Münir Özkul'dur. Son zamanlarda bu türün ustaları ise; Zihni Göktay ve Ferhan Şensoy'dur. 

Yeni notta görüşmek üzere. 

Hoşçakalın.

8 yorum:

  1. Bu tiyatroyu bende bilmiyordum. Demek doğaçlama tiyatronun adı buymuş. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Evet öyleymiş bende bilmiyordum :)

      Sil
  2. Rahmetli Münir Özkul bu anlamda gerçekten çok iyiydi. Kendisinin birkaç oyununu internetten izledim ve mükemmeldi. Şimdiki hedefim Ferhan Şensoy'un yıllardır sahnelediği Ferhangi Şeyler oyununa gitmek. Eminim o da ustası gibi mükemmeldir.
    Ayrıca bugün kavukla ilgili youtube da bir video izledim. Ferhan Şensoy'un bir röportajıydı. Münir Usta'dan kavuğu alırken yaşadığı bir anı anlatıyordu, Münir Özkul kavuğu Ferhan Şensoy'a devrederken kendisine İsmail Dümbüllü'nün söylediği şeyleri Ferhan Şensoy'a söylemiş :''Kavuğu illa birine vermek zorunda değilsin. Kavuğu vereceğin adam senden sonra Türk Tiyatrosunu alıp başka yerlere götürebilecek bir bayraktar olacak. Bu halkın tanıdığı, sevdiği muhalif bir komik olacak'' ve Ferhan Şensoy diyor ki ''Öyle biri yok, ben o kavuğu ne yapacağım Münir abi?'' .. Ferhan Şensoy'u öyle ağlarken görünce çok duygulandım.
    Kavuk şimdi Rasim Öztekinde. Bakalım sıradaki kim olacak..?
    Bu güzel yazı için teşekkür ederim, umarım uzun yazıp sizi sıkmamışımdır. Sağlıcakla kalın ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur mu? Çok güzel bir paylaşım olmuş. Bende bu süreçte kavuğun dolaşma hikayesini yazıyorum. Ferhangi şeyleri bende izlemek istiyorum. Umarım imkan olurda izlerim. Çok teşekkürler.

      Sil
  3. :) Ne güzel bir paylaşım olmuş.

    YanıtlaSil
  4. Tuluat tiyatrosunu da sayenizde öğrenmiş oldu. Teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende kavuk meselesinde yeni şeyler öğreniyorum. Sizlere de faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana :=)

      Sil