14 Aralık 2017 Perşembe

Kapı Önü Dedikoduları - Sucu Gürbüz

Merhabalar

Benim çocukluğumda şimdiki gibi damaca yoktu. Büyük bidonlar vardı ve sularımızı bu bidonlara alırdık. Öyle her günde sucu gelmezdi. Bazen bir hafta uğramadığı olurdu. Bu nedenle de suları stok yapardık. Eğer uzun zamandır gelmediyse öyle bidonlarınızın hepsini de dolduramazdık.

Mahalleye yetecek kadar su olması için yeterli miktarda su alırdık.  Bidon boyutuna göre değişen ücret öderdik.




Oturduğum sokakta bizim olduğumuz sıra başka bir mahalle, karşı sıra başka bir mahalle olarak geçerdi. Sucularımızda dolayısıyla mahalle farkından dolayı ayrı ayrı gelirdi. Şayet kendi sucunuz gelmemişse ve uzun zamandır da su alamadıysanız susuz kalmamak adına karşı mahallenin sucusunun insafına göre su alabilirdiniz. O da diğer sucunun duymaması şartıyla. Yoksa ciddi kavgalar çıkardı.

Karşı mahallenin sucusu vardı Gürbüz ağabey. Ben kısa abi diyeyim. Gürbüz abi o zamanlar kızların gönlünü çalan biriydi. Gerek fiziği, gerek karizmasıyla subay olacak bir dış görünüşe sahipti. Mahallede bizden büyük kızlar Gürbüz abiye yazardı. Ama nedendir bilinmez o kimseye dönüp bakmazdı. Çocukluk arkadaşım, can yoldaşımda Gürbüz abi fanatiklerindendi. Aramızda rahat 15 yaş fark vardı Gürbüz abiyle. Her defasında iç geçirerekten su almaya çıkardı. Sucunun kornasını duyduğunda da deli gibi hazırlanırdı. Defalarca uyarmıştım onu. Dinlemedi. Gel zaman, git zaman bu olay uzun süre böyle sürüp gitti. Bizim liseye geçtiğimiz dönemde Gürbüz abinin nişanlandığı haberi yayıldı mahallede. Arkadaşım çok üzüldü ve yataklara düştü. Yavaş yavaş kendisini toparlarken, arka mahalleden bir kızla nişanlandığını duyduk. Gönül bu tabii, nereye konayacağı bilinmez ama nişanlısı da yanına değil ama gönlüne yakışandı sanırım. (Kendisine pek yakıştıramamıştık. Belki de duygusal davrandık. Bilemiyorum.) Bir gün elele gördük bunları arkadaşımla. Arkadaşım daha çok yıkıldı. O günden sonra da tüm ümitlerini söndürdü içinde. Liseyi zar zor bitirip biriyle evlendi. Pek mutlu olduğu da söylenemez hani.

Neyse gelelim sucu Gürbüz abiye. Geçenlerde gördüm kendisini. Bizim sokağa su dağıtıyor yine. Tanıdı beni. Sen bilmem ne teyzenin torunu bilmem ne değil misin? dedi. Evet dedim. Hiç değişmemişsin dedi. Ama aslında kendisi çok değişmişti. Çocukluğumda herkesin hayran olduğu yakışıklılığından da eser kalmamıştı. O anda aklıma arkadaşım geldi. Acaba şimdiki halini görseydi yine deli divane aşık olurmuydu ki?

Yeni notta görüşmek üzere.

Hoşçakalın.

4 yorum:

  1. Aşk dış görünüşe kandığı an adı değişip acıya dönüşüyor
    kocaman yüreklere aşık olmanız dileği ile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yüreğe değil fiziğe ve dış görünüşüne aşık olmuştu arkadaşımda. Yazık ki bu nedenle ona çok benzeyen biri ile evlendi ama maalesef mutlu da değildi.

      Sil
  2. Vayy Eskişehir'de de bir dönem böyle tankerle sular dağıtılırdı. Şimdilerde damacana kullanılıyor. Eskiler aklıma geldi. Bizimde böyle mavi bir bidonumuz vardı :)Teşekkürler.

    YanıtlaSil